BATI ERMENİSTAN- Azerbaycan, Sevr Antlaşması’nın yüzüncü yılı yaklaşınca, 12 Temmuz 2020 tarihinde  Doğu Ermenistan’a saldırmaya karar verdi. Doğu Ermenistan topraklarının kendi toprak bütünlüğünün bir parçası olduğunu iddia ederek, kendi ilan ettiği bir “Batı Azerbaycan” oluşturmak istiyor.

Aslında, “Batı Azerbaycan”ın (herhangi bir yasal dayanağı olmadan) ilanı, bugün Azerbaycan’da Batı Ermenistan’ın varlığının intihalinden başka bir şey değildir. Ancak Sevres Antlaşması’nın 92. Maddesi, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki doğu sınırının delimitasyonla ilgili olduğunu açıkça belirtmektedir.

  1. Madde Ermenistan Cumhuriyeti’nin Azerbaycan ve Gürcistan ile olan sınırları, ilgili devletlerin genel anlaşmasıyla belirlenir.maddede öngörülen karar ne zaman kabul edilmiş olursa, bundan sonra bu yada şu ilgili devletler ortak bir anlaşma ile sınırlarını belirleyemezlerse, bunu müttefik güçlerle birlikte sınırlamayı yerinde işaretlemeye özen göstermelidirler. maddede atıfta bulunulan kararın tarihi olan 22 Kasım 1920 tarihi, Başkan Woodrow Wilson’un Türkiye ile “Batı Ermenistan” arasındaki sınırı tanımlayan Tahkim Kararını imzaladığı gündür.

Bugün, ana müttefikler güçler  Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Rusya ve ayrıca Almanya, Belarus, Finlandiya, İtalya, Hollanda, Portekiz, İsveç, Türkiye ayrıca da Ermenistan ve Azerbaycan dahil olmak üzere (13 ülke) AGİT Minsk Grubu’nda gruplaşmış durumdadır. Bu listede ABD, Fransa, Rusya, İtalya, Portekiz, Türkiye, ayrıca Doğu Ermenistan ve Azerbaycan (8 ülke) Sevres  Antlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle doğrudan ilgili olanlardır.

Azerbaycan BM Tüzüğünü ihlal ederek Ermenistan Cumhuriyeti’ne karşı askeri eylemde bulunması dolayısıyla, yukardaki bu ülkelerin Ermenistan-Azerbaycan sınırına karar verme konusunda uzun vadeli bir yükümlülükleri bulunmaktadır. Uluslararası Ceza Mahkemesi tüzüğünün de bunu bir savaş suçu olarak gördüğüne dikkat edilmelidir. “Kasıtlı olarak başlatılan böyle bir saldırının, insan hayatının yok olmasına veya sivillerin kazara yaralanmasına, genel veya sivil mülkün hasarına, doğal çevreye uzun süreli veya ciddi hasarlara yol açacağından açıkça, askeri bir avantaj olarak görülmesi elbette gereksiz sayılacaktır.” (Madde 8.2b (iv)

Minsk Grubu’nun Doğu Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki sınır konusunda nispeten yakın geleceğe ilişkin kararları, Nahçivan topraklarının durumu üzerinde de doğrudan bir etkisi olacaktır. 

24 Haziran 2016’da Sevres Anlaşmasını onaylayan Batı Ermenistan, doğrudan 10 Ağustos 1920’de Sevres’de imzalanan Uluslararası Barış Anlaşması’nın yürürlüğe girmesiyle ilgilidir, ancak Minsk Grubuna dahil değildir.

Tarihsel meseleye ilişkin olarak, Sevres Antlaşması onaylanmamış olmasına rağmen, büyük güçler yine de onaylanacağı tarihlerini dikkate almaya devam etmeye karar verdiler. Ve böylece 1920’de bu Antlaşmayı uygulayarak, Osmanlı İmparatorluğu’nu bölecek temsilcilerin seçimi ile ilgileniyorlardı. Bu nedenle, Sevr Antlaşmasını onaylamadan önce zaten bir veya daha fazla bir kullanımı konusuydu.

Türkiye, gerçeklerle karşı karşıya kalınca, daha sonra  24 Temmuz 1923’te Lozan Antlaşması’nı imzaladı. Batı Ermenistan için çok önemli olan bu antlaşmanın 25. maddesiyle Türkiye, kendi eski topraklarının bölünmesini kabul etmektedir.

Armenak Abrahamyan

Batı Ermenistan Ulusal Konseyi Başkanı