1894 yılındaki Sasun ayaklanmasından sonra, Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet erki, Hıristiyanlara yönelik planlı soykırımlara başladı.

Sultan Abdülhamid’in “pan-İslamcı” ve “pan-Türkist” planlarını uygulamak amacıyla ülkenin azınlıkları arasında düşmanlık yayılmaya başladı.

Temel amacı ulusal azınlıkları ezmek olan Hamidiye alayları kuruldu.

Ortadoğu’nun kadim halklarından biri olan Asuri-Süryaniler, Osmanlının soykırım politikasından kaçamadılar. Yaklaşık 2.500 yıl kendi devletleri olmadan var olan halk, 20. yüzyılın başlarında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

1914 yılı verilerine göre Osmanlı İmparatorluğu’nda 1.1 milyon Asuri-Süryani yaşıyordu. Bu halkın neredeyse yarısı (çeşitli verilere göre 500.000-750.000 kişi) soykırım kurbanı oldu.

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra bile Asuri-Süryani toplumu zulüm görmeye devam etti. 26 Aralık 1925’te Milletler Cemiyeti, Hakkari vilayetini Türkiye’ye ve Musul’u Irak’a devrederek Asuri-Süryani özerkliği umutlarını yerle bir etti.

Burada hayat dayanılmaz hale geldi. 26 Aralık 1925’deki bu kötü şöhretli karar, Asuri-Süryanileri Irak’ta İngiliz himayesi altında yaşamaya zorladı. 1933’e kadar Asuri-Süryani toplumu Türkiye ve Irak tarafından sürekli soykırıma maruz kaldı. 1933 Ağustos sonunda 1000 Asuri-Süryani, ailelerini Fransız koruması altında Suriye’ye taşımaya çalışırken, Iraklı yetkililer onlara karşı Dicle Nehri kıyısında silah kullandı. Asuri-Süryaniler misilleme yaptı ve başarılı bir şekilde Suriye’ye geçti. Irak ordusu bu yenilginin intikamını Asur köylerindeki sivil nüfusundan aldı. Sadece Asuri-Süryani Semmel köyünde üç bin kişi öldürüldü. Semmel Kilisesi’nde birçok diri diri yakılmış çocuk cesedi bulundu. Irak hükümetinin askeri operasyonları 16 Ağustos’a kadar sürdü. 1933’teki trajik olaylar Asuri-Süryanilerin dünyanın dört bir yanına önce komşu ülkelere, sonra Avrupa, Amerika ve Avustralya’ya dağılmasına neden oldu.

7 Ağustos günü 1967’den beri Asuri-Süryaniler, Irak’ın Semel köyünde diri diri yakılan 3.000 Asuri-Süryani’nin anısına resmen Şehitler Günü veya Yas Günü ilan ettiler.

Bugün dünyanın dört bir yanına dağılmış Asuri-Süryani halkı, hem Türkiye’nin hem de uluslararası toplumunun bu yadsınamaz tarihi gerçeği kabul etmesini talep ediyor.

Sessizlik ve suçlamama yeni suçlar doğuruyor․ Asuri-Süryani halkı bunu 21. yüzyılda Kuzey Irak’ta bir kez daha soykırıma ve yerinden edilmesine uğrayarak yaşadı,  bu kez gerici terör örgütü İslam Devleti tarafından.

Asuri-Süryanilere yönelik soykırım Ermenistan Cumhuriyeti, Avusturya, Hollanda, Almanya ve İsveç tarafından kabul edildi.

http://www.western-armenia.eu/stat.gov.wa/arm/2015/Hramanaqir-34-Assouri-Khaldinerou_hanteb_Hantsakordzoutyouneri_tadabardman-06.04.2015.pdf