Batılı propagandanın Uluslararası yasasına uyulmaması, Artsakh-(Dağlık Karabağ)’daki  savaşı daha da şiddetlendiriyor.

Aliyev’in aşiretinin ve Erdoğan’ın toprak hırslarının başlattığı savaşı fark ederek, Artsakh-(Dağlık Karabağ)’ın  ve nüfusunun hukuki statüsünü çarpıtarak bazı Batılı medya kuruluşları, topraklarını, tarihini, kimliğini savunan yerli Ermeni halkı yerine sistematik olarak “Ermeni ayrılıkçıları” terimini kullanıyor. (Yerli Halkların Hakları hakkındaki bildirgeye ve Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen çeşitli diğer sözleşmelere bakılabilir).

Bu medya kuruluşları, Batı Ermenistan da dahil olmak üzere Artsakh-(Dağlık Karabağ)’ın  Sevr’de imzalanan uluslararası barış anlaşmasına konu olduğunu ve bazı taraflarca onaylanmasa da çeşitli görevler için Müttefikler Yüksek Konseyi’nden aldıkları Fransız-İngiliz başvurusunun ( Angora Anlaşması) konusu olduğunu kasıtlı olarak unutmaktadır.

Bu medya kuruluşları, Artsakh (Doğu Ermenistan) ile Azerbaycan arasındaki sınırın Sevr Sözleşmesi’nin 92. Maddesinin uygulanmasına tabi olması gerektiğini ve başka hiçbir hukuki maddenin bu uluslararası anlaşmanın yerini alamayacağını unutuyor.

 92. Madde, Ermenistan’ın Gürcistan ve Azerbaycan ile sınırları, ilgili devletlerin genel anlaşmasıyla belirlenecek.

89. Maddede öngörülen karar halihazırda alınmışsa ve bundan sonra ilgili Devletlerden biri veya diğer Devletler sınırlarını ortak mutabakatla belirleyemezlerse, bu sınırlar ana müttefik güçler tarafından kararlaştırılacak ve aynı zamanda onların, sınırın yerinde çizilmesine de dikkat etmesi gerekecek.

Bu medya kuruluşları, Batı Ermenistan’ın 1920’den beri Türkiye tarafından işgal edilen bir devlet olduğunu bilinçli olarak unutuyorlar, ancak bir devlet statüsüne sahip olduğu sorgulanamaz.

Bu medya kuruluşları, bilinçli olarak Batı Ermenistan Ermenilerinin 1894-1923 yıllarında birbirini izleyen üç Türk hükümetleri tarafından soykırıma uğradığını unutuyor.

Bu medya kuruluşları, 1988-1992 yılları arasında Azerbaycan’daki ve  Artsakh-(Dağlık Karabağ)’daki   Ermenilerin  Bakü’den Marağa’ya kadar kitlesel olarak katledildiğini bilinçli olarak unutmaktadır.

Bu medya kuruluşları, bilinçli olarak Batı Ermenistan ve Artsakh (Dağlık Karabağ) Ermenilerinin “uluslararası toplumun” yardımı olmadan uluslararası terörizmle savaştıklarını unutuyorlar.

Bu bilinçli inkarlar oldukça ciddidir, sonsuza kadar iletişimin tarafsızlığının ve insan haklarına saygısızlığın bir işareti olarak kalacaklar.

Armenak Abrahamyan

Batı Ermenistan Ulusal Konseyi Başkanı