Batı Ermenistan Devlet Başkanı Armenak Abrahamyan, Batı Ermenistan Televizyonu ile yaptığı bir sohbette, Fransız Senatosu ve ardından parlamentoda ezici çoğunluk tarafından kabul edilen Artsakh kararından bahsetti.

Armenak Abrahamyan, bu oylamaların sonuçları hakkında fikrini ifade etti.

Senato ve Parlamento’da yapılan tüm tartışmalardan ve Cumhurbaşkanı ile hükümetin cevaplarından sonra, Fransa’nın Artsakh savaşında Sevr Antlaşması meselesini yüzüncü yılında onaylamak ve uygulamak için nasıl atlattığını anladım.

Senaryo en iyi şekilde işlendi, Artsakh şu anda Türkiye’nin uluslararası savunmasının bedelini ödüyor, ancak Azerbaycan ve Ermenistan devlet egemenliklerinin çoğunu tehlikeye attı.

Artsakh’ın uluslararası hukukta tanınmasının ancak Batı Ermenistan’ın hukuken ondan ayrılmaya karar vermesi durumunda etkili olabileceği her uzman için açıktır.

Artsakh’ın 1920’den beri Ermenistan’ın ayrılmaz bir parçası olduğunu tekrarlıyorum, dolayısıyla o dönemde (1921) Ermenistan aleyhine kullanılan Sovyet yasasının bugün hiçbir hukuk gücü bulunmuyor.

Kanunen istisnai olarak, Türkiye ve Azerbaycan’ın sınırları Batı Ermenistan sınırlarının bittiği yerde başlar, orası Ermeni kimliği tamamen silinene kadar soykırım, etnik temizlik, savaşlar için bir açık kapı.

Sevr Antlaşması’nın onaylanması ve yüzüncü yıldönümünde uygulanmasının aleyhine olan   Fransa’nın Artsakh’ı tanımasına ilişkin bu senaryo 1987 ve 2001’de kendilerini Ermeni davasının savunucusu ilan eden aynı kişiler tarafından planlanmıştı.

Bu, Ermeni Sorununun Siyasi Çözümüne İlişkin Avrupa Parlamentosu Kararı’nın 2. Maddesinde (18 Haziran 1987) belirtilmiştir.

Madde 2 .

Osmanlı İmparatorluğu topraklarında 1915-1917’de  Ermenilere karşı işlenen trajik olaylar, 9 Aralık 1948 tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda onaylanan “Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme”ye göre soykırımdır. 

Aynı zamanda madde, modern Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni nüfusunun yaşadığı trajediden sorumlu tutulamayacağına dikkat çekiyor; ve bu tarihi olayların soykırım olarak tanınmasının günümüzdeki Türkiye’den talep edilecek siyasi, hukuki veya maddi bir neden olamayacağını vurgulamaktadır.

Alternatif olarak, bu unsurlar, Dış İlişkiler Komitesi adına milletvekili François Rocheblen tarafından 1915 “Ermenilere karşı uygulanan soykırımı”  tanıma için Senatonun önerdiği Yasa Tasarısında bulunuyor. Bunun için  10 Ocak 2001’de birkaç senatör yasa tasarısının hükümlerinin anayasaya uygunluğu ve genel olarak parlamento tarihinin niteliğini sorguladı.

Tabii ki, “Fransa 1915 Ermeni Soykırımı’nı alenen tanıyor” ifadesi beyan niteliğinde,

 çünkü Ermenilere karşı uygulanan soykırımın reddedilmesi durumunda herhangi bir yaptırım öngörülmüyor.

Sayın Govjyan ve Sayın Kepenekyan’a göre, bu metnin işleyen kısmı hafıza görevini yerine getirmeye yönelik yasal iradeyi değil, siyasi iradeyi göstermektedir.

Unutmayalım ki AİHM, paralı askerlerin Karabağ’a gönderilmesi konusunda Türkiye’yi “affetti”.

Dolayısıyla Türkiye’nin siyasi savunması çerçevesinde her zaman Fransa’daki Ermeni toplumunun iradesi altında kalıyoruz.

Bu anlamda Dışişleri Bakanı Le Drian’ın müdahalesi nettir, milletvekillerine hitaben, “Yani bu karar semboliktir”, ne karar verirseniz verin, hukuki bir ağırlığa sahip olmayacaktır. Savaş esirlerine karşı soykırım veya etnik temizlik, kafa kesme ve işkence ile uğraşmamız fark etmez.

Bu nedenle devletin, yani Fransa’nın çıkarları, Kilikya’nın reddine, Sevr Antlaşması’nın imzalanmasına ve bugün Artsakh’ın yok edilmesine üstün gelir.

Artsakh savaşıyla birlikte Ermeniler bölünmez bir bütün olarak haklarının gerçek korumasından uzak durdu.

Doğu Ermenistan’da felakete tekabül eden bu savaş, aslında uluslararası hukuka uygun tek adalet ve barış eylemi olan 10 Ağustos 1920’de Sevr’de imzalanan barış antlaşmasının onaylanmamasını, uygulanmamasını gizlemektedir. Ancak Ermeniler, Sevr Antaşması’nın 100. yılında bazı siyasallaşmış Ermeni dernekleri tarafından istismar edildi. Sinizm sınır tanımaz.

Artsakh savaşını ve onun tanınmasını, halihazırda uluslararası alanda haklarını kullanarak etkili olarak tanınan Batı Ermenistan’la karşı karşıya getirerek bir anlaşma ya da bir meydan okuma elde ediyoruz.

Sevr Antlaşması’nın imzalayan eski devletler böylece onay yükümlülüklerinden kaçtılar.

Artsakh Cumhuriyeti’nin sözde tanınması yapaydır ve sembolik kalacaktır, böylece milletvekilleri-senatörler Sözleşmenin onaylanmasıyla ilgili görüşlerini ifade etmekten kaçınırlar.

207 milletvekili, 191 seçmen, 188 lehte, 3 aleyhte, etkili bir uygulama olmaksızın kabul edilen bir karar, tarafsız konumda bir hükümet, Türkiye’nin siyasi savunmasına yönelmiş, usta bir performans, tek kelimeyle- ucuz.