Nürnberg  davasının ardından avukat Rafayel Lemkin, çabalarını Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda soykırımı kınayan uluslararası bir belge taslağının hazırlamasına odakladı.

1946 yılının Ekim ayında Hindistan, Küba ve Panama, soykırım konusunun BM Genel Kurulu’nun ilk toplantısının gündemine alınmasını talep etti. Barış içinde işlenmiş olsa bile Genel Kurul’u soykırım suçunu kınamaya çağırdılar.

11 Aralık 1946’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, Nuremberg’deki Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’nde yer alan uluslararası hukuk ilkelerini belirleyen 95 (1) sayılı Kararı kabul etti. Genel Kurul tarafından 96 sayılı kararı da  onaylandı.

Karara göre, Genel Kurul soykırımın uluslararası bir hukuk suçu olduğunu onayladı.

BM Genel Sekreteri Trigve Lee, Lemkin’den soykırım taslak sözleşmesi hazırlanmasını istedi. Taslak 1947’de Lemkin, Fransız hukuk uzmanı Vespasian Pella, Romanyalı avukat  Donadier de Vabri tarafından Nisan-Mayıs aylarında geliştirildi.  

Soğuk savaş içerisinde bulunan Sovyetler Birliği ile ABD arasında var olan çıkar çelişkileri sonucunda konvensiyonun  sonuç metni ve nihayetinde taslak, yeniden tasarlanarak 1948 yılının Eylül-Aralık aylarında Birleşmiş Milletlerinin Genel Kuruluna sunuldu.

“Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme” metni 9 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edildi.

İlgili bu sözleşmenin temel amacı, soykırımın uluslararası hukuka göre bir suç olduğunu teyit etmekti.