Karabağ savaşından sonra Transkafkasya ve komşu Ortadoğu’da, temel özelliği Rusya’nın Türkiye ile işbirliği olduğu yeni bir “büyük oyun” başladı. 

Azerbaycan o oyuna çoktan girdi ve şimdi Ermenistan’ın böyle bir fırsatı var. Tek soru, Paşinyan’ın planlarını uygulamasına izin verip vermeyecekleridir.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakü’de, Kafkasya’da barışı sürdürmek için birlikte çalışacak “altılı” ülkenin kurulması hakkındaki önerisi ve Ermenistan’ı projeye katılmaya çağırmasının ardından, çok az kişi Yerevan’ın bu kadar çabuk yanıt vermesini bekledi.

Ancak Ermenistan Cumhuriyeti Güvenlik Konseyi oturumunda Başbakan Nikol Paşinyan, “Türkiye ve Azerbaycan ile ilişkilerin geliştirilmesi için temas noktalarının bulmasına çalışılmasının gerektiğini” ifade etti.

Ona göre, “bir değişiklik oldu, Azeriler artık daha güçlü, bu yüzden bu durumu kabul etmemiz gerekiyor.”

Objektif olarak, bir noktası tüm bölgesel iletişimin engelsiz bir şekilde sağlanmasını ve Azerbaycan ile Nahiçevan arasında Ermenistan üzerinden bir ulaşım koridoru oluşturmayı öngörmektedir. Bu durum, Yerevan ile Bakü ve Yerevan ile Ankara arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin temel ön koşuludur.

Dahası, Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi, Ermenistan Cumhuriyeti’ni bölgesel izolasyondan çıkarıp transit statüsünde  ve Avrupa’ya girişi  olan bir ülkeye dönüştürüyor.

Ankara’nın Yerevan ile  ilişkilerin yeniden başlamasını Dağlık Karabağ-Artsakh sorununun çözümü ile ilişkilendirmeme yönündeki önceki girişimleri (Zürih Protokolleri, Ekim 2009), Paşinyan’ın süreci “önkoşulsuz” yeniden canlandırma çabaları kadar başarısız oldu.

Kafkasya uzmanı Sergey Markedonov’a göre, Ermenistan Bağımsızlık Bildirgesi (ülkenin Anayasasının ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir) Ermenilere karşı uygulanan soykırımın uluslararası tanınmasının gerekliliği ve “Batı Ermenistan” hakkında maddeler içeriyor, dolayısıyla, bölgesel bir sorunun varlığına işaret ediyor.

Erdoğan’ın Bakü’deki açıklamasında Ermenistan’ın uygun kararlar alması gerektiğini vurgulaması tesadüf değildi, çünkü “Dağlık Karabağ-Artsakh sorunu ve Ermenistan-Türkiye uzlaşması” denkleminin birinci bölümü, daha önce kaybedilen bölgelerin Azerbaycan kontrolüne geri dönmesini kastediyorsak, aslında tanımlanmıştır.

Ermeni-Türk uzlaşmasına gelince, her iki taraf da, kendi tarihlerinde yeni bir bölüm yazmaya başlamak için karmaşık tarihsel engelleri aşmak zorunda kalacak.

Makalenin tamamı aşağıdaki bağlantıda mevcuttur․

https://regnum.ru/news/polit/3141850.html