Stanislav Tarasov’ın  Regnum sitesinde yayınlanan makalesinden bir bölümü sizlere sunuyoruz.

Türkiye için ithal edilen neo-Osmanlıcılık ve neo-Pan-Türkizm ideolojileri Türkiye’nin kendisini şok ediyor. Ankara’nın artık ortak Türk topluluklarının lideri rolünü oynamaması mümkündür.

Bugün, laik Türkiye’yi yaratan ideoloğu Kemal Atatürk’ün sözleri daha anlamlı gelmeye başladı: “Türkiye’nin gelecekteki dirilişini kurtarmak ve saldırıya geçmek için biz şimdi geri çekilmeliyiz.” 

Türkiye’nin kazandığı ve Azerbaycan için Artsakh savaşına aktif katılımı, uzmanların ve gazetecilerin Ankara’nın dış politika doktrinlerine olan ilgisini keskin bir şekilde artırdı. Onlar iki terimle temsil ediyorlar: Neo-Osmanlıcılık ve Neo-Pan-Türkizm.

Bu iki ideolojinin her birinin savunucuları aynı “Büyük Türkiye”yi kurmaya çalışıyorlar ve kimileri Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın pratikte bu iki yönü sentezleyen bir politika izlediğini iddia ediyor.

Irak, Suriye, Libya’daki savaşları ve Yunanistan ile askeri bir çatışmayı kışkırtma girişimleri, neo-Osmanlıcılığın, yani Ankara’nın eski Osmanlı İmparatorluğu içindeki etkisinin restorasyonu olarak sunuluyor.