16 Mart 1921 anlaşmasıyla bağlantılı olarak

16 Mart 1921 tarihinde Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ile Kemalist Türkiye’nin Ulusal Meclisi arasında imzalanan ancak uluslararası kabul görmeyen ittifak 100. yaşını doldurdu.

Rus ve Türk tarafları arasındaki bu suç anlaşması, esasen Ermenistan’ın kayıplarını doğruladı. Onlar, aynı zamanda uluslararası standartları ve ilkeleri ayaklar altına aldılar.

Ermeni tarafının (Batı Ermenistan’ın) katılımı ve rızası olmadan tarafların kararı ile Kars ve Surmelu vilayeleri Türkiye’ye, Nahiçevan ise Azerbaycan’a bırakıldı.

16 Mart 1921’deki bu Moskova Antlaşmasının Ermenistan hakkındaki bölümü, uluslararası hukukun ağır bir ihlalidir, çünkü antlaşmayı imzalayanlar, Ermeni tarafının uluslararası alanda tanınan tüm haklarını ihlal etti ve Ermenistan’ın rızası olmadan Ermenistan topraklarının yeniden bölünmesine ilişkin bu antlaşmayı imzaladılar.

Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ve Kemalist Türkiye’nin Büyük Millet Meclisi, anlaşmanın imzalandığı tarihte uluslararası hukuka tabi değildi. Bu nedenle, antlaşma uluslararası hukukun kendi açısından yasal olarak bağlayıcı değildir.

Kemalist Türkiye’nin Milli Meclisi, antlaşmanın imzalandığı tarihte, Mustafa Kemal ve arkadaşları zaten 11 Mayıs 1920’de, Osmanlı monarşisinin askeri mahkemesi tarafından  gıyabında ölüm cezasına çarptırılmıştı.

Mustafa Kemal 16 Mart 1921 tarihinden önce bir Türk askeri mahkemesinden suçlu olarak kaçıyordu.

16 Mart 1921 yılında Moskova’da imzalanan antlaşma yasa dışıdır ve uluslararası hukuka göre hiçbir gücü yoktur.

Bu nedenle Batı Ermenistan Ulusal Konseyi,  16 Mart 1921’de  Moskova’da imzalanan Antlaşmayı, aynı yılın 13 Ekim 1921 tarihinde Sovyet Ermenistanı Bolşevik hükümeti ile Kemalist Türkiye arasında imzalanan Kars Antlaşması’nı  tanımadığını ilan etmektedir.

Armenak Abrahamyan

Batı Ermenistan Ulusal Konseyi Başkanı

16 Mart 2021