İnsan Hakları Savunucusu, 15 Nisan Uluslararası Kültür Günü vesilesiyle, Amaras Manastırı’ndan uluslararası topluma bir mesaj göndererek özellikle şunları söyledi: “Bugün Dünya Kültür Günüdür ve şimdi ben, Artsakh’daki en önemli Ermeni kültür anıtlarından biri olan ve 4. yüzyılda inşa edilen Amaras Manastırının önünde duruyorum.

Amaras, Artsakh’ta Ermenilerin asırlık varlığına tanıklık eden binlerce anıttan biridir. 2020 yılının Eylül ayında Azerbaycan’ın Artsakh halkına karşı başlattığı savaş ve sonuçları, bölgedeki Ermeni kültür mirası için gerçek tehditler yarattı. 

Amaras’ı kurtarmayı başardık, fakat binlerce anıt kontrolümüz dışında kaldı. Ve bugün Azerbaycan’ın kültürel anıtlarımıza yönelik barbar tavrına şahit oluyoruz.

Onlar, Ermeni kiliselerini, haçkarları, anıtları, mezarlıkları, kutsal mekanları kirletiyor, tahrip ediyor, yok ediyorlar.

Silahlı Çatışmada Kültürel Varlığın Korunması Hakkındaki 1954’teki Lahey Sözleşmesi, kültürel değerlere verilen zararın tüm insanlık için eşit derecede geçerli olduğunu vurgulamaktadır.

Ve evet, medeni dünya Ermeni kültürünün korunmasından sorumludur. Azerbaycan’ın yarattığı sahte engeller nedeniyle maalesef şu ana kadar bu yönde hiçbir adım atılmadı.

Kültürel değerlerin korunmasına adanmış bu önemli günde, bu kutsal yerden uluslararası topluma, tüm paydaşlara, kültürel değerlerin korunması için mücadele eden bireylere, Ermeni kültürüne karşı işlenen suçlara kayıtsız kalmamaları için bir kez daha seslenmek istiyorum. 

Makalenin tamamını aravot.am adresinden okuyabilirsiniz: https://www.aravot.am/2021/04/15/1184251/