44 günlük savaş, fiziksel kayıplardan ziyade, ciddi travmatik sağlık ve psikolojik sorunlara yol açtı.  En kötü durumda olanlar ise savaşın dehşetini gören Artsakh halkı, askerler ve yakınlarıydı.

“İravunk” gazetesi, Artsakh Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı Adli Psikiyatri Komisyonu Başkanı HAKOB HAKOBYAN’dan Artsakh’daki yurttaşlarımızda hangi psikolojik ve ruhsal sorunların ortaya çıktığını bulmaya çalıştı. 

Hakobyan, savaş sonrası döneminde ortaya çıkan strese atıfta bulunarak şöyle konuştu:

“Genel olarak, savaşın dehşetini algılayan ve acı çeken ilki, insan organ sistemlerinden biri, merkezi sinir sistemi olan insan ruhunun fonksiyonudur. Savaşın en başından beri akut stres bozukluklarımız oldu. Daha sonra savaş sırasında, insanın zihinsel durumu savaşa adapte olmuş gibi görünüyor, ancak o sırada akut rahatsızlıklar meydana geliyor..

Savaş bittikten sonra, hem ruhsal bozukluklar hem de fiziksel bozukluklar şeklinde kendini gösteren travma sonrası stres bozukluğuyla karşı karşıyayız.

– Travma sonrası stres bozukluğunun ruhsal bozukluklara yol açması mümkün müdür?

– Travma sonrası stres bozukluğunun uzak sonuçları olan zihinsel bozukluklar daha sonra ortaya çıkar.

 Maalesef Artsakh nüfusu ve genel olarak Ermeni halkı sürekli stres bozuklukların içindedir. Ve biz, 2000 yılından beri, 1990’lardaki savaşın verdiği ruhsal bozukluklarla uğraşıyoruz.

Bunlar hem travmatik hem de tepkiseldi.

Evet, biz  Eylül 2020 savaşının ruhsal bozukluklar üzerindeki etkileriyle daha karşılaşacağız.

Bugün zihinsel bozukluklarda bir artış olmayacak, çünkü acımız hala taze, fakat travma sonrası stres bozukluğu formlarımız olacak ve birkaç yıl içinde eskiden var olana bu savaşın sonuçları da eklenecek.

– Başka bir deyişle, travma sonrası stresten sonra şu anda ciddi sorunlarla karşılaşmamış olmamız ve sadece birkaç yıl içinde artması mümkün mü?

– Evet, bir süre sonra psikiyatristlerin uğraşmak zorunda kaldığı ruhsal hastalık belirtilerine sahip olacağız. İşte bu yüzden psikologlar ve psikoterapistler, travma sonrası stres bozukluğunun psikiyatrik bir hastalığa dönüşmesini önlemek için artık çok çalışmak zorunda.

– Psikologlar, bahsettiğiniz sorunları etkisiz hale getirmek için bugün Artsakhlılarla  çalışıyor mu?

– Evet, çünkü 90’lardaki Artsakh savaşının yaraları hala tazeydi,  dolayısıyla Artsakh’da psikoloji hizmetleri Ermenistan’dakinden daha iyi organize ediliyordu. Tüm savaşı yaşamış olan askerlerle çalışma sorunumuz olması da başka bir konu.

Elbette Ermenistan Cumhuriyeti’nde çok olumlu etkisi olan bir rehabilitasyon psikoloji merkezimiz var, Artsakh’ta da benzer bir yapıya sahip olmak ve Artsakh’daki askerleri ile de çalışmak arzu edilir.

– Bay Hakobyan, Artsakh’ta ruh hastalığı olan kişilerle ilgili özel istatistikleriniz var mı?

– Rakamlarla söylemek zor olacak ama bence ErmenistanCumhuriyeti’nin istatistiklerinden hiçbir şekilde farklı değil, belki biraz daha az. Artsakh halkı her zaman daha gergin bir durumda yaşadığı için zihinsel durumları daha uyumlu ve güçlüdür. Belki de bu yüzden Artsakh’ta ruh hastalığının seviyesi yüksek değil. Yine de, elimizdeki rakam tedirgin edici.

İLONA AZARYAN Röportajı