“… O bir cehennem gibiydi … Türk yetkililer, bu talihsiz insanlara yardım etmeye çalışanları engellemek için ellerinden geleni yaptılar…Sağlam erkeklerin çoğunluğu askerlik hizmetine alındığı ve tüm nüfus sistematik olarak silahsızlandırıldığı durumda silahlı jandarmalara, askerlere ve çok sayıda haydutlara karşı kendilerini nasıl savunabilirlerdi? Bu zulümler, boyutları ve iğrenç vicdansızlığıyla, tarihte bilinen tüm zulümleri aşıyor.”

Bu sözleri, Ermeni halkının en büyük dostu, kutup bilimcisi, bilim insanı, diplomat ve önde gelen hümanist, ölümsüz Fridtjof Nansen demişti.

Büyük dostumuz 10 Ekim 1861’de Christiana’da bir avukatın ailesinde doğdu.  Birinci Dünya Savaşı sırasındaki olağanüstü katkılarından dolayı 1922 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Halkımızın ihlal edilen haklarını coşkuyla savundu, Ermeni göçmenlere binlerce Nansen pasaportu verdi. Özverili hümanist, son gününe kadar mültecilerin sorunlarıyla uğraştı. Büyük Norveçlinin yazdığı birçok makale, rapor ve konuşmaları halkımızın ve ülkemizin tarihine adanmıştır. 1927 yılında Norveç dilinde “Ermenistan’da” başlıklı kitabı çıktı. Daha sonra İngilizce ve Fransızca’ya çevrildi ve “Ermenistan ve Orta Doğu” başlığını aldı, Almancaya ise  “Aldatılmış Halk” başlığıyla çevrildi.

Bu kitabın üzerine kırmızı harflerle “İtilaf ve Milletler Cemiyeti’ne karşı suçlama” yazıldı.

Nansen, 13 Mayıs 1930’da vefat etti.