Tarihimize dayanarak elde ettiğimiz bilgilere göre, Ermeni halkı varlığı boyunca eğitime, bilime ve kültüre değer vermiş bir millettir. Ta antik dönemden günümüze kadar bunu kanıtlayan çok bulgular ve gerçekler var. Bunlardan biri Batı Ermenistan’ın Kesarya-Kayseri ilinde bulunan Everek yerleşim yeri. Burada 1840’larda öğretmenler küçük okullar ve kilise odalarında ders verirdi. 

1864’e gelindiğinde okul binası yapma fikri ortaya çıkar.  1870’te İstanbul’daki Çatal Han’daki Everekli Ermeni esnaflar, Vramşabuh adında genç bir öğretmeni İstanbul’dan Everek’e gönderir. Vramşabuh öğretmenin görev süresi kısa da olsa, Everek eğitim tarihinde bir dönüm noktasıdır.

1872-1873 yılında, bir erkek bir de kız okulu olmak üzere, iki Ermeni okulunda 300 öğrenci eğitim alıyordu. Eğitimi için yurtdışına giden Parseğ Vartukyan adlı genç, Oxford Üniversitesi’nden mezun olarak 1875’te memleketi Everek’e dönüp bu okullarda öğretmenlik yapmaya başlar.  Vartukyan, modern eğitimi savunuyordu. 

Belli süreler içerisinde Ermeni okulunda farklı öğretmenler müdürlük yaptı.

Everekli Ermeniler, 1894-1897 yılları arasında Surp Toros Kilisesi’ni (bugünkü Fatih Cami) inşa eder. Bir yıl sonra ise kilisenin karşısındaki bir bina okullara tahsis edilir. 1898’de, Everek’teki okulların müdürlüğünü Garabet Kalaycayan devralır. Garabet Hoca, yoksul ve zenginlere eşit muamele yapıp, herkesi aynı okulun çatısı altında toplamaya başlar.

1901’de, Everek’teki okullarda 290 erkek ve 150 kız öğrenci eğitim alır.  Mesropyan Cemiyeti ile bağı sebebiyle Everek’teki okullar genel olarak Mesropyan Okulu olarak da anılmaktadır.

Okulsever Cemiyeti’nin yönettiği bu iki okul dışında, Everek’te Protestan Ermenilere ait 60 öğrencili bir kız okulu da vardır.

“Laiklik, Bir Özgür Düşünce Aracından Başka Bir Şey Değildir”