Sevgili dostlar, sevgili yurttaşlar,

Batı Ermenistan Ulusal Konseyi Başkanı olarak, Ermenistan’ı ve 44 günlük soykırım saldırısına uğrayan  Artsakh’ı ziyaret ediyorum. Bu savaş sonucunda 6.000 kişi öldü ve 10.000’e yakın kişi yaralandı.

Amacım, savaş sonrası travma sonrası şok yaşayan, özel desteğe ihtiyaç duyan tüm insanlara, fiziksel ve psikolojik yaraların üstesinden gelebilmeleri için destek olmaktır.

Özellikle de bilinmeyen nedenlerle oluşan yaralarla  ve günlük yaşamın ezici fiziksel ve psikolojik travmasıyla başa çıkmak için özel desteğe ihtiyaçları vardır.

Bu yılın Nisan ayında Ermeni  Artsakh toprakları hakkında konuşan Sayın Mariani’nin şu ifadeyi kastederek uluslararası hukuka olan saygıya değinmek istiyorum:”Bunlar, uluslararası hukuka göre Azerbaycan’a ait olan tartışmalı topraklardır.”

Riviera’nın bu bölümünde yaşadığımız, kıyı bölgesinin güzelliğini ve bu öğle güneşinin parlaklığını paylaştığımız gerçeğine ek olarak, siyasi seçimlerimiz sadece bölgesel değil,aynı zamanda ulusal sonuçları da var, çünkü tüm Fransız halkı doğrudan anavatanımızın geleceği ile ilgileniyor.

Fransız halkı, sevgili bölgemizin geleceği ile doğrudan ilgilidir.

Yaşam kalitemizi, ailemizin güvenliğini, istihdamımızı, eğitimimizi, sağlığımızı, kültürümüzü, tarihimize olan saygımızı korumak mirasımızın temelidir. Bu, birinci Dünya Savaşı’ndan sonra,  1917’den 1920’ye kadar Fransa Bakanlar Konseyi’nin seçkin Başkanı, aynı zamanda Başkan Yardımcısı ve ardından Senatör olan Georges Clemenson tarafından desteklenen uluslararası hukukun gelişimine haklı olarak katılan bir toplumdur. Ben bu uluslararası hukuku destekliyor ve koruyorum, savaşlara ve soykırımlara yol açan uluslararası hukukla hiçbir ilgisi olmayan 1921 Sovyet mevzuatı değil, Fransa’nın 1920 Sevr Antlaşması’nı imzalama hakkı ve uygulamasını destekliyorum. 

Bu yasa 1920’de tanınmış Ermenistan’ın bölünmesine yol açtı. Nasıl oluyor da Soğuk Savaş’ın bitiminden 70 yıl sonra bugün Fransız parlamentosunun bir üyesi Stalin’in Sovyet yasasını savunuyor, 2020’de yerli Ermeni nüfusunu yok eden Tekfirci orduların desteklediği Azerbaycan ve Türkiye gibi fenomenleri destekliyor?

Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne karşı olduğumuzu kim söyledi? Azerbaycan’ın bütünlüğü, Suriye Antlaşması’nın, yani uluslararası antlaşmanın 92. Maddesi temelinde (A. Abrahamyan)․

Bu, Azerbaycan’ın ve Bay Mariani’nin  Sovyet fikirleriyle “Ermenistan”ı değil, 1920’deki Artsakh ve Nahçıvan da dahil olmak üzere Ermenistan’ın toprak bütünlüğünü savunmasını gerektiriyor.

Fransa’nın kurtardığı Ermeni Kilikya’nın Türk-Kemalist güçlere teslim edilmesi ve on binlerce Ermeni’nin ölümü, sonuçları bugüne kadar devam eden ciddi bir siyasi hataydı.

Tarih tekerrür ediliyor ve insanlığı bozan bu yayılmacı politikaya son vermenin zamanı geldi çünkü yarın çok geç olacak. Ve şunu söyleyebiliriz ki, soykırım nitelikli intikamlara ve cezasız kalan suç örgütleri tarafından toprak bütünlüklerinin ihlaline maruz kalan  Ermeniler gerçeklerin tam bilgisi ile konuşabilir.

24.06.2021