Sevr Antlaşması doğası gereği bir barış antlaşmasıdır ve bu anlamda bölgedeki en zor sorunlardan biri olan Ermeni sorununu gerçekten çözebilirdi.

Sevr Antlaşması’ndan önce 1920’de İlk konferans Şubat-Nisan aylarında Londra’da yapıldı ve burada tek bir Ermeni devleti kurmak için siyasi bir karar alındı.

Sevr Antlaşması, yasal, devletler arası, fiili bir belgedir çünkü başta Suriye (şimdi Suriye-Lübnan) ve Mezopotamya (şimdi Irak-Kuveyt), Filistin (şimdi İsrail ve Filistin Yönetimi), Hicaz (şimdi Suudi Arabistan), Mısır, Sudan, Kıbrıs, Fas, Tunus ve Libya olmak üzere bir dizi Orta Doğu ülkelerinin statüleri Birinci Dünya Savaşından sonra, hatta mevcut durumda bu belge üzerine türetildi.

Bu dizide, Sevr Antlaşması, Ermeni sorununun çözümüne, Ermeni halkının tarihi topraklarında birleşmesine katkıda bulunabilirdi.

O,  1915’te Ermenilere karşı uygulanan soykırım sonucunda Ermeni halkına verilen zararları kısmen iyileştirebilir ve  böylece Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve bölge halkları arasında uluslararası barışın tesisi için koşullar yaratabilir.

Ancak Eylül 1920’de Kemalistler tarafından Ermenistan Cumhuriyeti’nin işgali, bağımsız Ermeni devletinin kaldırılması ve Ermenistan’ın sovyetleşmesiyle sona erdi.

Böylece, Ermeni halkının, Ermenistan’ın bölünmüş bölgelerini tek bir devlet oluşumunda birleştirmeye yönelik asırlık mücadelesi başarılı olamadı. Ancak Ermenistan Cumhuriyeti, dünyanın dört bir yanına dağılmış bütün Ermeni halkı, binlerce yıllık tarihinin ve medeniyetinin varisi, efendisi olmaya devam ediyor.

Ne yaptılarsa ve ne yapacaklarsa, apaçık gerçekleri ne kadar inkar etseler de, Ermeni tarihini, medeniyetin anıtlarını, tarihi Ermenistan topraklarındaki Ermeni izlerini ne kadar yok etseler de Ermeni halkının hafızasını yok edemezler. 

Sevr Antlaşması, Ermeni halkının Ermeni sorununa adil bir çözüm bulma hakkına ilişkin olası bir belge olarak bugün de varlığını sürdürmektedir.

1923’teki Lozan Antlaşması Sevr Antlaşması’nı yürürlükten kaldırdığı gibi iddia edilen yaygın bir görüş var.  Belirtilmelidir ki bu öyle değil  ve öyle olamaz.

Lozan Antlaşması’nda, böyle bir iddia olmadığı gibi Sevr Antlaşması hakkında söz dahi edilmemiştir. Ermenistan Cumhuriyeti imzalamamıştır, dolayısıyla Lozan Antlaşması’nın bir parçası değildir. Buna göre Ermenistan Cumhuriyeti için herhangi bir yükümlülük oluşturmamaktadır. Bu durumda uluslararası hukukun Res inter alios acta (tarafı değilsiniz, yükümlü değilsiniz) ilkesi geçerlidir. Sevr Antlaşması ve Lozan Antlaşması iki farklı hukuki belgelerdir.

“TC Ülke Olarak Bitti. Toplum Çırpınıyor”