“Ermenistan” adı, yaygın olarak kabul edildiği gibi, M.Ö. 6. yüzyılda ortaya çıktı, daha önce o bölgede bulunan devlete Van Krallığı veya Urartu deniyordu. Neden  Ermenileri Ermeni Platosu’nda yerlilik hakkından mahrum etmek istiyorlar? İşte köşe yazarımızın makalesi.

Bilindiği gibi Van krallığının çöküşünden sonra Urartu ortadan kayboldu ve hemen onun yerine hepimiz için en az iki buçuk bin yıldır bu adla anılan olağan Ermenistan ortaya çıktı.

Bilindiği gibi Van krallığının çöküşünden sonra Urartu ortadan kayboldu ve hemen onun yerine hepimiz için en az iki buçuk bin yıldır bu adla anılan olağan Ermenistan ortaya çıktı.

Üstelik Sümerler arasında M.Ö. üçüncü binyılda, Mezopotamya’nın kuzeyinde Aratta adlı bir devlet vardı.

İncil’in Septuagint tercümesinde, peygamber Yeremya’nın kitabında, Ararat krallığı, yani Ermenistan, “Arate krallığı” olarak anılması dikkat çekicidir.

Aratta’nın açıkça Ararat’ı andırması yetmezse, adının doğrudan geçtiği eski kaynaklar da vardır. Hayasa adıyla daha da ilginç bir hikaye bağlantılı. Kazılar sonucu değil, Hitit İmparatorluğu’nun kütüphanesinin tercümesi sayesinde bulunmuştur.

1905 yılında, Türkiye’nin merkezinde, günümüzdeki Ankara’ya 150 km uzaklıkta, Alman arkeolog Hugo Winkler (1863-1913), Hitit İmparatorluğu’nun eski Hattuşa başkentinin bulunduğu Boğazköy köyünde çok sayıda çini keşfetti(Ülkenin kendi adı Hati idi).

Tabletlerdeki yazıtlar, Avrupalı ​​bilginler tarafından zaten bilinen ancak bilinmeyen bir dilde Akad çivi yazısıyla yazılmıştı.

Burada önemli bir nokta: Araştırmacılar Hititlerin yazısı kolayca okuyabilirdi, ancak eski, soyu tükenmiş dillerini anlamadılar.

1915 yılında, daha sonra tanınmış olan bir genç Çek Asur bilimcisi Bedırjikh Grozni, Hitit dili tefsiriyle ile uğraştı. Çivi yazılı metni Latin harflerine çevirdi  ve böylece, Hitit dilinin Hint-Avrupa olduğunu varsaydı. Ve haklı olduğu ortaya çıktı. Diğer Hint-Avrupa dillerine benzerliğine göre çeviri yapmaya başladı ․ Hint-Avrupa dillerinde herhangi bir kelime benzer başka bir kelimeye benziyorsa, anlamı doğrulandı. 

Yakında Grozni, Hitit başkentindeki kütüphanenin zengin kraliyet arşivlerini kısa sürede okuyabildi.  Bu belgelerde Hitit krallığı döneminde  (yaklaşık MÖ 1800-1180)Ermeni Platosu bölgesinde Hayasa adlı bir devletin varlığından söz ediliyordu.

Hayasa veya Hayasa-Azzi hakkında Hitit çivi yazılı metinlerde 16-13 yüzyıllar döneminde söz ediliyordu. 

Bu dönemde Hayasa, bazen Hitit krallığı ile barışmış, Hititlere vergi ödemiş, ittifak kurmuş, hatta asker temin etmiş, bazen de onunla askeri çatışmalara girmiştir. Örneğin, MÖ 1340-1310 yıllarında Hayasa kralı Annias veya Anania, Hititlere karşı güçlü savaşlar yaparak onları birkaç kez yendi.

Hitit bilimcilerinin çoğun Hayasayı, Çoruh-Fırat nehirlerinin yukarısı, Ermeni Platosu bölgesinde yer aldığını düşünüyor.

Ancak doğu sınırları pek belli  değildir. Hititler, elbette batı Hayasa’daki olayları yazdılar

çünkü orada Hitit İmparatorluğu ile sınırdaydı. Hititler, komşuların doğu tarafında  veya ötesinde neler olduğuyla özellikle ilgilenmiyorlardı.

Tarihçiler, Hayasa’nın başkentinin Fırat Nehri’nin yukarısında, modern Yerzınka kenti yakınlarındaki Kummakha’nın (daha sonra Ermeni Kemakh) olduğuna inanıyor.

Bunun oldukça istisnai bir durum olduğunu belirtmek gerekir: Hititler aslında ülkenin adını o ülkenin sakinleri tarafından verilen ad olarak zikrederler.  Yani Hititler yabancı adlar veya eşanlamlar vermemişler, komşuların kendi adlarını veya öz adlarını kullanmışlardır.

Bu nadir görülen bir şey, genellikle ülkelerin yabancı adları ve öz adları açıkça farklıdır, örneğin Germania-Almanya- Cermıni-Doyçland,  Yunanistan-Grace-Ellada, Japonya-Capın-Nipon(Ermenice-Latin-İngilizce adları) gibi ülkeler. 

Ama burada paradoksal bir durum ortaya çıkıyor. Urartu devletinin ortaya çıkmasından önce aynı yerde daha eski bir krallığın, Hititler arasında adından sıkça söz edilen Hayasan’ın olduğu demek oluyor. Ancak modern ve aynı zamanda Ermenilerin eski öz adının Ermenistan olduğunu bilmek için Ermeni olmaya gerek yok, üstelik varlığı Urartu’nun düşüşünden sonra, yani M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren.

Demek istiyoruz ki farkı hissedin: önce MÖ 2. binyılın yarısına kadar Hayasa, ardından Urartu ve Urartu’nun düşüşünden sonra – Ermenistan. Modern Ermenilerin ülkelerine ne dediğini bilen herhangi bir modern tarihçi, Hitit arşivlerinin adıyla bariz benzerliği fark edecektir.

1933’te Viyana Bilimler Akademisi, Kretschmer’in “Der nationalale Name der Armenier Haik” adlı çalışmasını yayınladı ve burada Boğazköy’de bulunan çivi yazılı yazıtlarda kullanılan Hayasa adının “Ermenistan” anlamına geldiği sonucuna varır. Daha sonra Ermenistan’da Nikolay Adonts, Grigor Ghapantsyan, Rafayel Ishkhanyan ve diğer tarihçiler  bu görüşe katıldılar. Gevorg Cahukyan o vesileyle şunu yazdı: “Hayasa’nın ana dili Ermeniceydi ve Ermeni unsuru, Hayasa devletinde baskın bir rol oynadı.” 

Görünüşe göre her şey mantıklı, herkes için anlaşılır.