Ermeni Kimliği

  • by Western Armenia, Mart 11, 2024 in Tarih
55 görüntüleme

Ortak geçmişe rağmen Hamşinli kimliğini taşıyan Müslüman ve Hıristiyan Hamşinli toplulukları arasındaki ilişkiler farklı yönlere gitmiş gibi görünüyor.

Bu farklılığın dini kimlik algısının etkisinden kaynaklandığı söylenebilir. Hamşen Ermenicesi konuşan Müslüman cemaati ile Hamşen dilini konuşamayan Müslüman cemaatinin kimlik algıları çok benzer olsa da Hıristiyan Hamşenli cemaatiyle arasındaki fark bu tezin güçlenmesine katkı sağlıyor. Bu durum Hamşen halkının inanç tarihini ve inançlarının geçirdiği değişimleri ortaya çıkarmamıza, hem de Hamşen kimliği açısından bu değişimin neyi ifade ettiğini söylememize olanak sağlıyor. Hamşen halkının inancını incelemek için üç döneme ayrılabilir: Hıristiyanlık öncesi inançlar, Hıristiyanlık dönemi ve Müslümanlık dönemi. 

24 Nisan arifesinde Batı Ermenistan TV, ilk yazı dizisi Hamşen ve Hamşentsi'ye ithaf edilecek olan Ermeni Kimliği dizisini sizlere sunacak. 

Din ve Hamşen’in etnik kimliği 

Hamşen halkı Hamşen bölgesine geldiğinde Ermeni Apostolik Kilisesi'nin takipçileriydi. Bu nedenle Hamşenlilerin Hıristiyanlık öncesi döneminden kalan yazılı belgeleri bulmak son derece zordur, ancak bu döneme ilişkin bazı bilgiler bulunabilmektedir. Bunun için iki kaynağımız var. Biri Ermenilerin Hıristiyanlık öncesi tarihi, diğeri Hamşen'in geleneksel inançlarla ilgili eserleri. 

"Ancak popüler inanışlar, insanların yaşam alanlarında, manevi dünyasında güçlü bir etkiyle varlığını sürdürüyor. Hatta sözde vasilerinin mücadelesini yıkıcı, batıl ve sapkın bulan hakim dinin savunucuları bile, yaygın inanışı yok etmekte başarısız olmakla kalmamış, bazen onu kendileri yaşatmak zorunda kalmışlardır. Dolayısıyla halk inançlarının da değişimler gibi kültürün bir parçası olduğunu ve yaşadığını söyleyebiliriz. Böylesine karışık bir yapıya sahip olan halk inanışları, yaklaşık 17 yüzyıl önce Hıristiyanlığı kabul eden, farklı bölgelere dağılmış Ermeniler tarafından da kabul edilmiş, ancak bu inanışlar yapılarında varlığını sürdürmüş ve çoğunlukla eski inanışlarla ilişkilendirilmiştir. Dolayısıyla birinci düzeydeki halk inanışlarının kaynağı yaşayan halktır.”

Yazının devamında Prof. Canan Seyfeli Ermeni halk inançlarından bazı örnekler veriyor. "Günümüzde Ermeniler arasında su ile ilgili inanış ve uygulamalar Hıristiyanlık öncesi dönemin izlerini taşımaktadır. Vartavar ve İsa Mesih'in Aydınlanış Bayramı birlikte kutlanır. Haziran ayının son günleri ve Temmuz ayının ilk haftalarında Paskalya kutlamasıyla bir değişim yaşanır. Bu kutlamanın birçok ismi vardır; su ile ilgili şakaların yapıldığı ve eğlenceli olduğu Su Bayramı olarak da anılır. Bu geleneğin Nuh'un Gemisi ile ilgili olduğu ifade ediliyor.”

Vartavar kutlamasının Hıristiyanlık öncesi dönemden kalma bir bayram olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz, ancak Ermenilerin Hıristiyanlığa geçmesinden sonra Hıristiyanlığa uyarlanmış, Hamşenlilerin İslam'a geçmesinden sonra ise dini tonunu kaybederek tamamen ortadan kalkmıştır. Belki bu sayede Hıristiyanlık öncesi dönemin biçim ve içeriğine yaklaşıldığı söylenebilir. Varlığını sürdürebilmesi için ya İslam'a uyum sağlaması ya da din dışında bir geleneğe dönüşmesi gerekiyordu. Dini içerikten arındırılarak bir geleneğe dönüştüğü açıktır.

Hamşenliler kitabının yazarı Uğur Biryol şöyle yorumluyor. "Batı grubundaki Hamşenliler, Ermeni kökenlerini inkar etseler bile Vartavar (Hamşen'de Vardevor denir) ve Hodoc gibi Ermeni kutlamalarını ve geleneklerini sürdürüyorlar. 

Devam edecek․․․

“Batı Ermenistan Barbar Türk İstilacılarına Karşı Mücadelede”