Biz, Yeradlarımızla Biziz

  • by Western Armenia, Şubat 02, 2024 in Tarihsel Miras
46 görüntüleme

Eski Ermeni yer adlarındaki isim değişikliklerinin çoğu, etnik kabileler olan Türk barbarların Ermenistan'a nüfuz etmesi sonucu yapılmıştır.

Başlangıçtan itibaren yerel Ermenilere çeşitli baskılar uyguladılar; düz ve verimli toprakları, bakımlı ve iyi inşa edilmiş evleri, arazisi az ve tarıma daha az elverişli yerlere bırakmaya zorladılar. Ermenilere ağır vergiler koydular, mallarını yağmaladılar. Polonyalı Simeon'un tanımladığı gibi: "Her yerde haydutlar vardı, her yerde yağma, katliam ve şiddet vardı."

1915'te Sultan I. Selim'in fermanına göre kız ve erkek çocukların düzensiz bir şekilde toplanması, sözde kan vergisi olan Devşirme, tebaa halkları için büyük bir felakete dönüştü. Ve bu yüzyıllardır yapılıyor. Türklerin Ermeniler üzerindeki baskıları o kadar güçlüydü ki, tarihi Küçük Ermenistan'ın Malatya vilayeti gibi tarihi Ermenistan'ın birçok yerleşim yerinde Ermenilerin evlerinin sokağa açılan pencereleri yoktu. Ancak bununla yetinmeyip sürekli olarak Ermenice konuşmayı yasakladılar, Ermenistan sözcüğünü söyleyenlere ve Ermenice konuşanlara korkunç cezalar ve baskılar uyguladılar. 1880 yılından bu yana resmi belgelerde Ermenistan ismi yasaklanmıştır.

(Berlin Antlaşması'ndan sonra)

Ünlü Ermeni dilbilimci, Ermeni Bilimler Akademisi Akademisyeni Hraçya Acaryan bu konuda "Küçük Asya çevresi ve Balkan Yarımadası'nın doğu ucu en çok etkilenen yerlerdi; burada Osmanlı yönetiminin doğal ve resmi nüfuzu, zalim baskılarla birleşince Ermeni lehçesi tamamen ortadan kalktı..." der ve sonra  "Bu yerlerin valilerinin Ermenice konuşan insanları ölümle cezalandırmakla tehdit ettiğini doğrulayacaklar" diye bir açıklamada bulunur. 

1877-1878 Rus-Türk savaşının ardından baskılar özellikle 1890'lardan sonra ve 1894-1896'da devlet düzeyinde Ermenilere yönelik kitlesel katliamlar ARMENOSİD’ler yoğunlaştı, yaygınlaştı ve düzenlendi. Bu kıyımlar 1909 yılında Kilikya'da gerçekleştirildi ve Ermenilere uygulanan Soykırım ARMENOSİD 1915'te vahşetin zirvesine ulaştı (24 Nisan) ve 1923'e kadar devam etti. Farklı hesaplamalara göre 1890-1923 yılları arasındaki dönemde, tamamı Ermeni nüfuslu ve karma nüfuslu yaklaşık 2.700 yerleşim yerinde yaşayan Ermeniler, Türklerin düzenlediği ARMENOSİD’den zarar gördü. Ve yapılacak ilave çalışmalar sonucunda bu yerleşim yerlerinin sayısı mutlaka artacaktır, birçoğunun adı zaten değiştirildi. Alman Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkilisi V. Reosler 1914-1918'de Türkiye'de konsolosluk yaptı ve Ermeni pogromlarına tanık oldu.

Roesler, Aram Antonyan'ın hazırladığı muhtıra belgeleriyle birlikte, Talat'ın katilinin yargılanması sırasında Ermeni kurtuluş hareketinin yiğit temsilcisi Soğomon Tehleryan'ın beraat edip serbest bırakılmasında büyük rol oynayan gizli bir bülten hazırladı.

Ermenilere yönelik soykırımdan ARMENOSİD’den yarım asırdan fazla bir süre önce, geniş kapsamlı hedeflerin peşinde koşan ve aynı zamanda Türk gücünü güçlendiren Osmanlı İmparatorluğu'nda, tarihin konusu olan yeni idari bölünmeler yapıldı. Bilim doktoru, profesör T. Hagopyan şöyle yazıyor: "19. yüzyılın ikinci yarısında Batı Ermenistan'ın idari toprak bölümünde değişiklikler meydana geldi ve bunun sonucunda Ermeni yetkililerin kalıntıları tamamen ortadan kaldırıldı."

Devam edecek…

“Western Armenia TV” TV muhabiri Aşken Virabyan