Hamşen İle İlgili İki Tarihi Belge

  • by Western Armenia, Ocak 29, 2024 in Tarihsel Miras
44 görüntüleme

Araştırmacı Erol Ketenci'nin İstanbul Başbakanlık Osmanlı arşivinde bulduğu iki belge Hemşin ve Hemşin Ermenileri hakkında çok önemli bilgiler içeriyor.

Belgelerden ilki, 1 Haziran 1913 tarihinde kaleme alınmış. Dönemin Osmanlı Genelkurmay’ı tarafından, İçişleri Bakanlığı’na gönderilen belgede, Hamşen bölgesinde yer alan ve isimleri tek tek verilen bazı köylerin halkının “Hamşen ismiyle bilinen Ermeni'den dönme Müslümanlar” olduğu belirtiliyor. 3 Haziran 1913 tarihli ikinci belge ise dönemin İçişleri Bakanlığı’ndan Trabzon Valiliği’ne gönderilen resmi bir yazı. Bu yazıda, ilk belgede isimleri tek tek verilen köylerin halkının “Aslen Ermeni iken din değiştirmiş” olduğu belirtiliyor. Her iki yazının ortak amacı ise Hamşenlilerin  “saflık ve cahillikleri nedeniyle misyonerlerin aldatmalarına kapılmaları”na engel olunması. 

Belgeleri, Yerevan Devlet Üniversitesi’nden Armenoloji ve Filoloji uzmanı olan Prof. Haygazun Alvırtsyan Agos okurları için yorumladı. Tarihçi Taner Akçam ise Hamşenlilerle ilgili herkesin bildiği ‘gizli sır’lara değindi. Kendisi de Hamşenli olan araştırmacı Erol Ketenci de söz konusu belgelerin, yöre halkının tarihini ve kültürünü anlamak için ne kadar önemli olduğunu yorumladı. 

Aslen Ermeni iken din değiştirmiş ve Hamşen ismiyle bilinen Hopa Sınır Bölüğü taraflarında bulunan Zurpici (Yoldere), Arvala (Eşmekaya, Çimenli), Çavuşlu, Hayki, Zargina (Güneşli) köylerinin saflık ve cahillikleri nedeniyle misyonerlerin aldatmalarına kapılmaları Gvarçı (Hendek) köylerindeki halkın bunu safiyane açıklamalarıyla Hamşenlilerin yerel hükümetçe aydınlatılarak doğru yolun gösterilmesi gerekliliği Rusya Sınırındaki Komiserliğimizin yazısına dayanılarak Savunma Bakanlığımızdan bildirilmiş olup durumu anlatan yazının dikkat çekici bulunduğu ve gerekenin yapılması hakkında.

Trabzon Vilâyeti'ne tâbi‘ Hopa kazâsına müsâdif Hopa Hudûd Bölüğü mıntıkasındaki Zurpici, Arvala, Çavuşlu, Hayki, Zargina, Gvarçı karyeleri ahâlisi Hemşin ismiyle müsemmâ Ermeni'den dönme Müslüman olub kazânın mütebâki ahâlisinin kâmilen Müslim Lazlardan ibâret idüği ve Hemşinliler saf ve câhil olup bir misyonerin bu mıntıkada muvaffakiyetle iş görebileceği binâenaleyh hükûmet-i mahalliyemizin irşâdâtı Hamşenliler içün derece-i vücûbda olduğu Rusya Hudûd Komiseri'nin Hopa Bölüğü'ne aid raporunun bir fıkrasında gösterilmiş ve mes’ele câlib-i dikkat bulunmuş olmağla iktizâ-yı hâlin ifâsı mütemennâdır efendim.

Fî 25 Cemâziyelâhir [1]331 ve fî 19 Mayıs [1]329

Harbiye Nâzırı nâmına

Müsteşar

İmza

DH. İD, 116/65

Genelkurmay Başkanlığı

Dördüncü Şubesi

İstanbul

Konu: Hopa Sınır Bölüğü bölgesindeki köylerin halkına dair. 

İçişleri Bakanlığına

Gizlidir

Devletlü efendim hazretleri,

Trabzon Vilâyeti'ne bağlı Hopa kazasındaki Hopa Sınır Bölüğü bölgesindeki Zurpici (Yoldere), Arvala (Eşmekaya, Çimenli), Çavuşlu, Hayki, Zargina (Güneşli), Gvarçı (Hendek) köylerinin halkı Hemşin ismiyle bilinen Ermeni'den dönme Müslümanlardan olup ilçenin geri kalan halkının tümü Müslüman Lazlardan oluşmaktadır ve Hamşenliler saf ve cahil olmaları sebebiyle bir misyonerin bu bölgede başarılı bir şekilde faaliyette bulunabileceği bu sebeple yerel hükümetimizin ikaz ve yol göstermeleri gerektiği Hamşenliler için son derece mühim olduğu Rusya Sınır Komiserinin Hopa Bölüğüne ait raporunun bir maddesinde gösterilmiş ve konu dikkat çekici bulunarak gerekenin yapılmasını temenni ederiz efendim.

1 Haziran 1913

Savunma Bakanı Adına

Müsteşar

İmza

DH. İD, 116/65

Prof. Dr. Haygazun Alvırtsyan:

‘Misyoner diyerek Ermenileri kastediyorlar’

Yerevan Devlet Üniversitesi’nden Armenolog ve Filolog Prof. Haygazun Alvırtsyan, Hamşen ve Hamşenli Ermenilerin tarihini araştıran önde gelen tarihçilerden biri olarak, Osmanlı Arşivi’nden çıkan iki belgeyi tarihsel bir perspektifle yorumladı.

Hemşin bölgesi ve genel olarak Hamşenlilere dair son zamanlarda gözle görünür bir ilgi gözlenmekte. Özellikle de Müslüman Hamşenliler konusunda. Bilimsel çalışmaların yanında sipariş üzerine yazılmış yazılara da rastlamaktayız. Bu çalışmalar esas olarak Müslümanlaşmış Hamşenlilerin tarihini bütünüyle çarpıtmaya yönelik. Genel bir kural olarak Hemşinli Ermeniler, Türk veya Türk soyundan gelmiş insanlar olarak tanımlanıyor. Tabii bu tespitler, onların niçin özgün bir diyalektle Ermenice konuştuklarını açıklamaya yetmiyor.

Türkiye’deki pek çok etnik azınlığa karşı da uygulanan bu devlet politikası şu sıralar pek çok yurttaşın çekinerek de olsa milli kimliklerine dair konuşmaya başlamasıyla ciddi bir sarsıntı yaşatıyor.

Gerçi bu durumda Hamşenlilerin konumu ilginç bir şekilde farklılıklar da gösteriyor. Kendilerini hiçbir zaman Türk olarak tanımlamamakla birlikte büyük bir çoğunluğu korkudan veya farklı etkenler altında Ermeni kimliğini de yüksek sesle dile getirmiyor.

Günümüzde Hamşenli Ermenilerin tarihi, kültürü, dili ve kimliğini inceleyen tarihi bilgilere ve arşiv belgelerine dayanan yeni incelemeler de var.

Bu bağlamda söz konusu belgeler, önemli bilimsel açıklamalar sunmakta. Bunları dört başlıkta toplamak mümkün;

1-Türkiye’de iktidarların ve onların yönlendirmesiyle ‘bilimsel’ iddialar üreten çevrelerin Hemşinlilerin Ermeni olmadıkları yorumunu çürütüyor.

2-Özellikle “Hamşenliler saf ve cahil bir topluluk oldukları için herhangi bir misyonerin orada faaliyet göstermesi çok kolaydır” görüşü dikkate değer. Belli ki, sınır muhafızları Hamşenlilerin ve Ermenistan’ın değişik bölgelerindeki Ermenilerin temaslarından rahatsız. Bunların oldukça yoğun olduğunu düşünebiliriz aksi takdirde iktidarın kaygılanmasına gerek olmazdı. Söz konusu olan bölgedeki Ermeni kökenli ancak din değiştirmiş olan ve Hamşen diyen tanımlanan Hopa’nın sınır bölgelerinde bilgi ve bilinç düzeyi Hamşenlilerden çok farklı olmayan Müslüman Lazlar da yaşamaktalar. Ancak onlar için misyonerlerin tuzağına düşmek gibi bir kavram kullanılmamaktadır. Belli ki bu belgeyi yazanlar ‘misyoner’ diyerek Ermenileri kastediyorlar.

3-Belgeden çıkan bir sonuç da 200 yıl geçtiği halde iktidarların zorla Müslümanlaştırılan Hamşen Ermenilerinin Ermeni kimliğine dönmelerinden ve atalarının dinini benimsemelerinden korkmaktalar.

4-Ve nihayet, belge çok önemli bir soruyu daha gündeme getiriyor. Kim, ne zaman ve neden Hamşen Ermenilerinin tarihini çarpıtmak istedi? Bu konuda da net bir yanıt var. “Yerel yetkililer Hamşenlileri aydınlatmalılar ve onlara doğru yolu göstermeliler. Savunma Bakanlığı’nın talebi de bu doğrultudadır.

Araştırmacı Erol Ketenci:

‘Müslüman Ermeni’ gerçeği

İttihatçıların adeta Allah'a savaş açarak kavimleri ve dilleri yok sayan despot uygulamalarıyla kimliğini gizlemek zorunda bırakmış halklardan biri olan Hamşen milletinin kökleriyle ilgili ortaya çıkan bu belgeler çok büyük bir önem taşıyor. Belgeler aslında bize hiç bir şeyin sonsuza kadar gizli kalamayacağını bir kez daha gösteriyor. Bölgeden göç etmiş bir ailenin ferdi olarak ben bu gerçeği kendi içimde zaten biliyordum. Pek çok Hamşenli de en azından bu yönde şüphelere sahiptir. Gerek genetik araştırmalar, gerekse bölge halkının kullandığı dil de bu gerçeği son yıllarda yeniden gündeme getirdi. Ancak bugün ortaya çıkarmış olduğumuz bu belgeler bir tartışmayı da bitirmiş oluyor. Bugünkü anlamıyla Osmanlı Genelkurmay Başkanlığı'nın ve İçişleri Bakanlığı’nın kendi iç yazışmalarında gizli koduyla gönderdikleri mektuplarda, Hamşen milletinin ‘Müslüman Ermeni’ olduğu apaçık gösterilmiştir. Artık bu konu tartışma konusu olmaktan çıkmış ve hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde netlik kazanmıştır.

Bu gerçeklik; bundan böyle Ermenilerin de kendilerini sadece Hıristiyan kimliğiyle tanımlamamaları gerektiğini bizlere gösterirken, Anadolu halkına da tıpkı Kürt, Gürcü, Çerkes ya da Arnavut Müslüman olabileceği gibi Ermeni Müslüman kardeşlerinin de olabildiği gerçeğini göstermiştir.

Taner Akçam:

Herkesin bildiği ‘gizli sır’lar

Tarihçi Taner Akçam, araştırmacı Erol Ketenci’nin Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bulduğu belgelerin kendisine hatırlattıklarını yazdı. 

Ermeniler arasında herkesin bildiği çok sayıda ‘gizli sır’ vardır. Rahmetli Hrant’ın en hoşuna giden, bu ‘gizli sırları’ bizlerle paylaşmasıydı. Her Ermeni’nin bildiğini söylediği bu sırları paylaştığında bizlerdeki şaşkınlığa bakar gülerdi.

Hemşinlilerin Ermeni olduğunu herkes bilirdi ama aralarında meşhur olanları sayınca şaşırırdık. Sonra bu ‘gizli sırlar’dan bazılarına ben de birincil el tanıklık ettim.

Şimdi Erol Ketenci’nin Osmanlı arşivinde bulduğu elinizdeki Osmanlı Belgelerini yayınlanması her halde fazlası ile ‘malumu ilam’ gibi oluyor ama olsun! Hani ikide birde ‘belgesi nerede, belgesi...’ diyorlar ya... İşte size belgesi de.

Hemşinliler, kendilerini her nasıl hissediyorlarsa, Müslüman, Ermeni, Türk fark etmez. Onları bu memleketin güzelliğine güzellik katıyorlar!

Kaynak: “AGOS” haftalık gazetesi

Ermeniceye çeviren: MELİNE ANUMYAN