“Bugün, Ermeni devletinin varlığının temelleri sarsılırken, en önemli ve acil zorunluluk birdir: aklımızı başımıza toplamamız ve ulusal iradeyle birleşmemiz gerekiyor. Ermenistan Cumhuriyeti’nin ulusal-devlet çıkarlarının Türk yanlısı ve tavizci unsurlardan korunması artık sadece siyasi bir mesele değil, türümüzün hayatta kalması ve öz savunma içgüdüsü meselesidir.
Bu yıkıcı yenilgi ve teslimiyet sürecini durdurmanın, Ermenistan Cumhuriyeti’nin uluslararası otoritesini yeniden tesis etmenin tek güçlü kozu, Abşeron rejiminin uşaklarının askeri birliklerinin Ardakh Cumhuriyeti topraklarından çekilmesidir. Bu, tarihsel ve hukuki adaletin yeniden tesis edilmesidir ve bu ancak ve ancak aşağıdaki açık ön koşullar altında uygulanabilir:
1. Ulusal Hükümetin Kurulması ve Ruh Devrimi
Mevcut yıkıcı, teslimiyetçi gidişatın derhal durdurulması, iktidar değişikliğini ve gerçek bir Ulusal Mutabakat Hükümetinin kurulmasını gerektirir.
Uluslararası örnek: 1939-1940 Kış Savaşı sırasında, Finlandiya, SSCB’nin muazzam baskısı altında, Ulusal Mutabakat Hükümeti kurmayı başardı ve Risto Ryti ile Mareşal Mannerheim’in liderliğinde, ülkenin bağımsızlığını düşmanın mutlak egemenliği karşısında koruyarak ulusun tüm potansiyelini birleştirdi (“Mannerheim Hattı” ulusal iradenin sembolü haline geldi).
2. Ordunun Teknolojik Üstünlüğü ve Stratejik İttifaklar

Ermeni Ordusunun acilen yeniden donatılması, askeri sanatın en son gereksinimlerine uygun olarak teknolojik açıdan üstün bir seviyeye getirilmelidir. Yeni güvenlik sistemi, hem kendi güçlerinin mutlaklaştırılmasıyla hem de ortak jeopolitik çıkarlara sahip stratejik ortaklarla (İran, Hindistan, Çin, vb.) derinlemesine işbirliğiyle kurulmalıdır.
Uluslararası örnek: Düşman bir ortamla çevrili İsrail Devleti, kuruluşunun ilk günlerinden itibaren mutlak askeri-teknolojik üstünlüğe (Nitelikli Askeri Üstünlük) odaklanırken, aynı zamanda dış dünyayla esnek stratejik ilişkiler kurarak, birçok kez üstün güçlere karşı zaferler kazanmayı başardı.
3. Ekonomik Güvenlik ve Stratejik Nesnelerin Millileştirilmesi

Devletin temeli ekonomik öz yeterliliktir. Stratejik öneme sahip tüm nesnelerin ve altyapıların millileştirilmesi (devlet kontrolüne alınması), yabancı saldırıların arka cephemizi felç etmesine izin vermeyecek olan güvenliğin ana garantisidir.
4. Artsakh Meselesinin Uluslararasılaştırılması ve Hukuki Engeli

İşgalden kurtulma ve Artsakh Ermenilerinin toplu ve güvenli dönüşü meselesi, Doğu Ermenistan’ın dış politikasının bir numaralı, değişmez önceliği olmalıdır. Bu mücadelede rehberimiz, Batı Ermenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Armenag Aprahamian’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve uluslararası mercilerde yıllarca sürdürdüğü tutarlı, hukuki ve siyasi mücadelenin zengin deneyimi olmalıdır. Uluslararası hukukun araçlarına hakimiyet ve bunların tavizsiz uygulanması en güçlü kalkanımızdır.
Uluslararası örnekler:
Kuveyt emsali (1990-1991). Irak tarafından tamamen işgal edildikten sonra, Kuveyt sürgün hükümeti ve diplomasisi, Konunun uluslararası platformlarda (BM, vb.) sürekli olarak uluslararasılaştırılması, ülkeyi özgürleştiren uluslararası bir koalisyonun oluşmasını sağladı.
Kıbrıs Cumhuriyeti: 1974 Türk işgalinden bu yana Kıbrıs, topraklarının işgalden kurtarılması gündeminden asla vazgeçmedi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları (örneğin, ünlü “Kıbrıs – Türkiye” davası) aracılığıyla yerinden edilmiş kişilerin haklarını ve Türkiye’nin sorumluluğunu güvence altına alarak işgalin uluslararası meşruiyetini engelledi.

Türk yataganlığına, tarihsel çarpıtmalara ve jeopolitik emilime karşı yabancı bir reçete yoktur. Tek kurtuluşumuz, kendi gücümüze, devlet bilincinin en yüksek düzeyine ve ulusal, ebedi değerler etrafında acil, özverili birleşmeye inanmaktır.
Büyük Ermeni ideologun dediği gibi: “Güç, hakkı doğurur ve ancak Ulusal Ruhun uyanmasıyla muzaffer bir Vatan inşa edilir.”
