Batı Ermenistan UlusalSon dönemde yaşanan önemli bir olay olan Filistin’in bağımsızlığının tanınması, Batı Ermenistan sorununun çözümünü doğrudan veya dolaylı olarak etkileyen uluslararası hukuk alanında bir emsal teşkil edebilir.
Bugünün gerçeklerine geçmeden önce, tarihsel kesitleri hatırlamak gerekir. Filistin, 1919 yılına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun kontrolü altındaydı. O dönemde, Fransa bayrağı altında faaliyet gösteren ve çoğunluğu Ermeni askerlerden oluşan Doğu Lejyonu, kurtuluş harekâtlarına katılmıştı. Bu lejyon aynı zamanda Batı Ermenistan Ulusal Ordusu’nun da başlangıcı olarak kurulmuştu.
Eylül-Ekim 1918’de gerçekleştirilen askeri harekâtlar, özellikle Arara bölgesinin kurtuluşu, Ermenilerin bu topraklardaki varlığının ve katkısının tarihsel bir gerçek olduğunu göstermektedir.
Daha sonra 1920’deki Sevr Antlaşması’ndan bahsedilmesi, büyük bir güç olan Fransa’nın bir zamanlar Ermeni halkının tarihi anavatanlarındaki haklarını tanıyan antlaşmalar imzaladığını bir kez daha vurgulamaktadır. Dünyanın ulusal özyönetim haklarını yeniden değerlendirdiği ve yeni devletlerin bağımsızlığını tanıdığı bugünlerde, Filistin örneği Batı Ermenistan sorununun ele alınmasında siyasi ve hukuki bir temel oluşturabilir.
Filistin halkının uluslararası destekle verdiği mücadele, hakikatin ve tarihsel adaletin er ya da geç yerini bulacağını bir kez daha vurgulamaktadır.
