Batı Ermenistan– Ermenistan Cumhuriyeti Diaspora Vekili Zareh Sinanyan. “Benim Büyük Hayk hakkında bir bilgim yok… Tanımanın stratejik amacı vatanda bir Ermeni olarak yaşamaktır.
Tanıma, bir halk olarak atacağımız birçok adımlar içerisinde taktiksel bir adımdır … Bu daha çok ulusal güvenlik meselesidir. Türkiye’nin tanımasıyla bizler ne kazanacağız?
Taktikleri ve politikaları uygulayabilecek olan tek varlık Ermenistan Cumhuriyeti’dir. Devletin varlığı şarttır. Türkiye’ye gelince, gelecekte ilişkinin diyasporayla değil Ermenistan Cumhuriyeti ile olacağına sizi temin ederim. Bizler diasporanın Batı Ermenistan için mücadele etmek istediğini söylüyoruz, ancak bu mücadele nasıl devam etmeli?
Diaspora Batı Ermenistan’ı nasıl geri getirecek? Eğer bana bu soruyu cevaplayabilirseniz bunu duymaktan ben sadece sevinç duyarım. Ancak, tüm kurumlara sahip olan ve dış politika yapan Ermenistan Cumhuriyeti devleti var. Bu çok daha güçlü bir araçtır.”
19 Ekim 2019
Andranik Kasparyan: “Doğru, biz Batı Ermenistan’ı kaybettik. Bugün bizim vatanımız olarak Ermenistan ve Artsakh Cumhuriyetlerimiz var … Batı Ermenistan kökenli diyasporadan başka kim daha iyi kayıp Ermenistan’ımız için mücadele verebilir. Nasıl Batı Ermenistan hakkında konuştuğumuzda geçmişteymiş gibi konuşuyorsak, Ermenistan hakkında konuşurken de aynı geçmişteymişi konuşmak istemiyoruz.”
19 Ekim 2019
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 9 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen 260 sayılı Karara göre, Soykırım Sözleşmesi, 13 üncü madde hükümlerine saygı göstererek 12 Ocak 1951 tarihinde yürürlüğe girdi.
Ve Ermenistan Cumhuriyeti Bağımsızlık Bildirgesi’nin 11. Maddesine göre, Ermenistan Cumhuriyeti, 1915’te Osmanlı Türkiyesi ve Batı Ermenistan’da, Ermenilere karşı uygulanan soykırımın uluslararası tanınmasını desteklemektedir.
Ve 13 Eylül 2007 tarihinde BM’nin kabul ettiği “Yerli Halkların Hakları Bildirgesi”ne, Ermenistan Cumhuriyeti dahil olmak üzere 143 ülke lehte oy kullandı.
Batı Ermenistan ve Kilikya’nın yerli Ermeni halkı soykırıma maruz kaldı. Bu, BM Soykırımı Önleme ve Ceza Sözleşmesinin üç maddesince onaylandı.
Batı Ermenistan Cumhuriyeti, Türk hükümetinden tazminat isteyebilir, zira uluslararası hukuka göre, Ermenistan devletinin Batı Ermenistan bölgesinde Türkiye ile olan daimi sınırları, 1920’de Sevr Antlaşması’nın hükümleri, Woodrow Wilson’un tahkim kararı ve Batı Ermenistan’da Ermeni halkının haklarını düzenleyen müttefik kuvvetlerce belirlendi.
Uluslararası hukuka göre, yalnızca Batı Ermenistan ve Kilikya’daki yerli Ermeni nüfusunun soyundan gelenler ve Soykırımdan kurtulanlar tazminat talebinde bulunabilir.
Soykırım, bu topraklarda yaşayan yerli Ermeni nüfusundan kurtulmak, mülklerini ve taşınmaz mallarını ellerinden almak için işlendi.
Bu nedenle, bir devlet sisteminde örgütlenen Batı Ermenistan Ermenileri, devletin, soykırıma maruz bırakılan ve sınır dışı edilen yerli halkların nesilleri olarak, Türkiye ve uluslararası mahkemeler nezdinde topraklarını geri almak için tazminat davası açabilirler.
İslamlaştırılmış ve diğer dinlerdeki bizim Ermeni asıllı kardeşlerimizin ve kızkardeşlerimizin bu durumuna da ayrıca önem verilmelidir.
Yerli halkın çocukları olarak bizler, Ermenistan Cumhuriyeti’nin bugün yapamayacağı, bu durumu insan haklarına dair uluslararası bir mesele olarak ortaya koyabiliriz. Zira Artsakh meselesinde olduğu gibi, bu mesele uluslararası sınırların bir ihlali olarak görülebilir.
Artsakh, yerli halkın kendi kaderini tayin etme hakkının en iyi örneğidir. Aynısı, mültecileştirilen Ermeni halkının konumunda da kullanılabilir.
Batı Ermenistan Parlamentosu
