Ermenilere karşı işlenen Soykırımı’nın sonuçlarına dair günümüze ulaşan Osmanlı belgeleri, resmi istatistiklerin eksik olduğunu ve Ermeni nüfusunun gerçek kayıplarını tam olarak yansıtamadığını göstermektedir.
Osmanlı iç kayıtları, gerçek Ermeni sayısının resmi rakamlardan daha yüksek olduğunu bile göstermektedir. Aynı zamanda, yerinden edilenlerin ve sürgünlerden sonra kalanların sayıları ayrı ayrı hesaplanmış, bu da soykırımın demografik sonuçlarının hafife alınması olasılığını yaratmıştır.
Ermenilere karşı işlenen Soykırımı’nın sonuçları sadece öldürmelerden ibaret değildi. Kitlesel yerinden edilme, mülksüzleştirme, Ermeni topluluklarının yıkımı ve Ermenilerin tarihi yerleşim yerlerinden demografik olarak uzaklaştırılmasını da içeriyordu.
Ermenilerin yanı sıra, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki diğer birçok Hristiyan topluluğu da aynı dönemde şiddet, sürgün ve katliamlara maruz kaldı.
Belgelerin kapsamlı bir incelemesi, 1894-1923 felaketinin gerçek boyutunun yalnızca resmi rakamlara dayanarak değerlendirilemeyeceğini göstermektedir. Demografik veriler, sürgün belgeleri ve hayatta kalanların tanıklıklarının birleştirilmesi gerekmektedir.
