2973 metrelik yüksekliğe sahip olan Maratu Dağı hakkındaki Ermenice kitaplarda yer alan bilgiler az olmakla birlikte oldukça önemli.
BATI ERMENİSTAN – Aramicede “Dünyamın Hakimi” anlamına gelen Maruta”nın, Maratu Dağı’nın ismiyle bağlantısı kesin olarak kanıtlanmasa da Maruta, aynı zamanda bölgede doğmuş olan önemli bir Piskoposun da ismi olmakta. Yaptığı mucizelerle ün salmış Piskopos Maruta, muhtemelen Movses Khorenatsi (Horenli Movses) gibi o dönemlerde doğduğu, yaşadığı bölgeyle anılmış, zaman içerisinde yaşadığı yerin ismi kendi isminin yerine geçerek Piskopos Maruta olarak da anılmış olabilir diye düşünsek de, aksi bir durum oluşarak bölgenin Maruta piskoposundan isim edinmiş olabileceği ihtimali de bulunmakta.
Yazılı kaynaklarda 4. yüzyılın sonlarına doğru Nprgerd’te (Silvan), Süryani baba ve Ermeni anneden doğduğu belirtilen piskopos Maruta’nın yaptığı mucizelerle nam saldığını, İran kralın hasta oğlunu iyileştirmesi için özel olarak saraya çağrıldığını, çocuğu iyileştirdiği için o dönemde Hıristiyanlara uygulanan baskıların hafiflemesine neden olduğu bilgisi bulunmakta.
Sıradaki bilgiyse sanırım bir çoğunuz için oldukça yeni. Şöyle ki günümüze kadar gelen halk arasındaki inançlara bakarak Maratu Dağı’nın bölge halkı için öyle sıradan bir dağ olmayıp pagan döneminde olduğu gibi günümüzde dahi halen kutsallığını korumakta olduğunu söyleyebilirim.
Genelde hepimizin bildiği gibi kişiye göre genelde “Vallahi”, “Kuran hakkı” diyerek veya İncil üzerine yemin edilerek söylenen şeyin doğruluğu kanıtlamış olunur. Bu bölgedeyse yemin edilirken daha önce ismini verdiğim kutsal sayılan bu değerlerden farklı bir değer kullanılmaktadır ki; bu değer de Maratu Dağı’dır. İnsanlar sözlerinin doğruluğunu ispatlamak istediklerinde, Maratug Dağı’nın ismiyle yemin etmekteler.
Cumhuriyet döneminde bölgedeki yerleşim yerlerinin isimlerinde yapılan değişikliklerden Maratu Dağı da nasibini alarak Aydınlık Dağı olsa da halk arasında günümüzde dahi halen Mereto olarak adlandırılmaya devam etmekte.
Dağın isminin günümüzde dahi halen geniş bir kitle tarafınfdan bilinmesiniyse Sasuntsi Tavit Destanına borçluyuz.
Besse Kabak
Bu konuda basın ajansı « sasun.org » bilgilendiriyor
Hatırlatalım ki, 29 Aralık 1917 tarihinde, Sovyet Rusya’nın Halk Meclisi Konseyi tarafından kabul edilen “Türkiye Ermenistan’ı Hakkında”ki (Batı Ermenistan) kararnameyle Ermenilerin tam bağımsızlığa kadar varabilecek kendi kaderini tayin hakkını tanıdı. Batı Ermenistan’ı ayrıca 19 Ocak 1920 tarihinde Paris Konferansında Müttefik Devletler Yüksek Konseyi de facto ve 11 Mayıs 1920 tarihindeki San-Remo Konferansı sırasında ise bağımsız ve egemen bir devlet olarak de jure tanındı. Sınırları, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson tarafından 22 Kasım 1920 tarihinde çizilmiş olmasına rağmen, Birleşmiş Milletler Teşkilatı (BMT) bunu Türkiye’nin işgali sebebiyle tanınmaktadır.
Batı Ermenistan Devleti, Türkiye tarafından esir alındığı için “BMT” tarafından tanınmadığını zorunlu olarak hatırlatırız.
1894’ten 1923 yıllarına kadar Batı Ermenistan’ın işgal altındaki topraklarında yerli otokton Ermeni halkı üç Türk hükümetleri tarafından Soykırıma uğratıldığın da ayrıca hatırlatırız.
2973մ բարձրություն ունեցող Մարաթուկ լեռան մասին հայերեն գրքերում թեկուզ և քիչ, բայց շատ կարևոր տեղեկություններ կան ։
ԱՐԵՎՄՏՅԱՆ ՀԱՅԱՍՏԱՆ- Ընդունված է այն տեսակետը, թե Մարութա անվանումը գալիս է արամեերեն Մարութա բառից, որը նշանակում է` իմ աշխարհի տերը, այնուամենայնիվ լեռան անվանումը կապված է նաև այս շրջանում ծված շատ կարևոր եպիսկոպոսի անվան հետ։ Լեռան անվան հետ կապված մի քանի բացատրություններ կան ։ Կարող ենք մտածել, որ հավանաբար Մովսես Խորենացու հետ նույն ժամանակաշրջանում ապրած այս եպիսկոպոսը, ով հայտնի էր իր կատարած հրաշագործություններով, ապրելով այս տարածաշրջանում փոխել է իր անունը, դարձնելով՝ Մարութա։ Իհարկե, բացառված չէ նաև այն, որ հենց եպիսկոպոսի անունով է լեռը կոչվել Մարութա։
Գրավոր աղբյուրներում նշվում է, որ 4-րդ դարի վերջին Սիլվանում մեծ ակնածանքով էին խոսում Մարութա եպիսկոպոսի կատարած հրաշագործությունների մասին (Մարութա եպիսկոպոսի հայրը ասորի էր, մայրը՝ հայ)։ Գրավոր աղբյուրներում կան տեղեկություններ, որ Իրանի շահը իր որդուն բուժելու նպատակով պալատ էր հրավիրել Մարութա եպիսկոպոսին և որդուն բուժելու համար, Իրանի շահը թեթևացրել է այդ ժամանակ քրիստոնյանների դեմ իրականացվող ճնշումները։
Ներկայումս էլ եթե նայենք ժողովրդի մեջ տարածված հավատամքներին, ապա կարելի է ենթադրել, որ Մարութա լեռը այդ շրջանի բնակչության համար սովորական լեռ չէր։ Կարող ենք նշել, որ ինչպես հեթանոսական ժամանակաշրջանում, այնպես էլ հիմա այն շարունակում է պահպանել իր սրբությունը։ Գրեթե բոլորիս մոտ ընդունված է այն ընկալումը, որ երդվելիս Աստվածաշունչը կամ այլ սուրբ անուն վկայակոչելը ցույց է տալիս այդ խոսքերի ճշմարտացիությունը։ Այս տարածաշրջանում այս ամենը մի քիչ տարբեր է, այն կապված է մեկ այլ անվան՝ Մարաթուք լեռան հետ։ Երբ մարդիկ ցանկանում եմ ապացուցել իրենց խոսքերի ճշմարտացիություը, նրանք երդվում են՝ վկայակոչելով Մարաթուկ լեռան անունը։
Հանրապետության տարիներին տեղանունների անվանափոխության ժամանակ Մարաթուք լեռը կոչվեց Այդընլըք (Լուսավորություն)։ Այնուամենայնիվ, մարդկանց մոտ մինջև հիմա տարածված է Մարատեո անվանումը։
Մարութա լեռան մասին լայն պատկերացումների համար պարտական ենք «Սասունցի Դավիթ» էպոսին։
Այս մասին հայտում է « sasun.org »-ը
