Adıyaman’lı kadınlardan 8 Mart yorumu: Alevi (Arevi) kadınlar da özgür değil

  • by Éditeur, Mart 07, 2018 in Toplum
813 görüntüleme

KILIKYA – Adıyaman’da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle PİRHA’ya konuşan kadınlar; Alevi (Arevi) kadınlar da yeterince özgür değil. Kadınlar toplumun her alanında şiddete, tacize ve tecavüze maruz kalıyor. Kadınlar olarak hep birlikte mücadele etmeliyiz” ifadelerini kullandılar.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Türkiye genelinde kadınlar yaklaşık bir haftadır devam eden eylem ve etkinlerle 8 Mart’a hazırlanıyor. Yaşanan her türlü baskı politikalarına ve saldırılara rağmen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü coşkulu bir şekilde kutlamak ve alanlarda olmak için karanfiller ve bildiriler dağıtarak 8 Mart’a katılım çağrısında bulunuyorlar.

Adıyaman’da da 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle Alevi genç kadınlar, ihraç edilen ve köylerde yaşayan kadınlar PİRHA mikrofonuna konuştu.

“KADIN MUTFAĞA HAPSEDİLMİŞTİR”

PSAKD Adıyaman Şube kadın komisyon üyesi Dilek Zeytin, “Bir kadın olarak bütün kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Sadece 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü temsil edeceğini düşünmüyorum” dedi.

Zeytin, “Kadın değerleri bir güne sığdırılamayacak kadar önemlidir” diyerek şunları kaydetti:

“Beş bin yıldır anaerkil dönemden ataerkil döneme bir geçiş süreci var. Bu geçiş sürecinde kadının üretimi ve emeği yok sayılmış ve pratikte kadın mutfağa hapsedilmiş durumdadır. Bununla yetinmeyen ataerkil zihniyet kadını ezmiş, şiddet uygulamış bu yaşananlardan dolayı taciz ve tecavüz haberleriyle güne uyanıyoruz. Bunu yapanlar ne yazık ki cezasız kalıyor. Bütün bunlara rağmen kadın olarak hayatın her alanında var olmaya devam edeceğiz” dedi.

“ALEVİ KADINLAR DA YETERİNCE ÖZGÜR DEĞİL”   

“Toplumun geneline baktığımızda, kadının şiddete ve baskıya maruz kaldığını görüyoruz” ifadelerini kullanan PSAKD Adıyaman Şube Kadın Komisyon üyesi Gökçe Tanrıverdi de “Ama Alevi toplumuna baktığımızda, erkeğin kadına bakışı diğer toplumlardan her ne kadar farklı görünse de ne yazık ki bunun pratiğine baktığımızda Alevi kadınların da yeterince özgür olmadığını görüyoruz. Bütün yaşananlara karşı çıkıp kadınlar olarak mücadele etmeliyiz. Öncelikle kendi ailemizin içinde bunun mücadelesini vermeliyiz. Kendi ailemiz içinde kadın olarak özgürleşirsek bu toplumun geneline yayılır. Gelin bir olalım 8 Mart’ta hep birlikte olalım kadının gücünü herkese gösterelim” diye ifade etti.

“BİZ KADINLAR 8 MART’I ALANLARDA KUTLAMAK İSTİYORUZ

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların mücadelesiyle bugünlere taşınmış bir gün olarak kutlanıyor” diyen KHK ile ihraç edilmiş öğretmenlerden biri olan ve çiçekçilik yaparak hayat mücadelesi veren Ayşegül Yücetaş ise şöyle konuştu:

“Ülkemizde ne yazık ki bunu bir kutlama havasında değil, daha çok erkek ve devlet şiddetine karşı bir mücadele günü olarak geçiriyoruz. Kadınlar her alana çıktığında polis şiddetiyle karşı karşıya kalıyor. Bunun yakın örneğini Çorlu ve Ankara’da gördük. Bu yaşanan olaylar erkek ve Devlet zihniyetinin kadına bakış açısını gösteriyor. Biz Adıyaman’da yaşayan kadınlar olarak 8 Mart’ı her zaman olduğu gibi alanlarda kutlamak istiyoruz. Bu OHAL ve baskı rejiminden bir an önce kurtulup 8 Mart’ı coşkulu bir şekilde alanlarda kutlayalım.”

“KADINA ŞİDDETİN SONA ERMESİ İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ”

Köyde, tarla, işlerinde çalışarak yaşamını sürdüren 9 çocuk annesi Zeynep Ergün de kadınların büyük baskılar altında yaşadığını, kadın ve erkeğin eşit olmadığına vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Gün geçmiyor ki bir kadın kocası ya da sevgilisi tarafından öldürülmesin. 70’li 80’li yaşlarda insanların çocuklara tacizde bulunduğunu istismar ettiğini haberlerini de sıkça duyuyoruz. Kadınlar biraraya gelerek yaşanan bu olaylara sesini yükseltip mücadele etmezse bunlar yaşanmaya devam edecektir. Bütün bu yaşanan olayların şiddetin sona ermesini istiyorsak kadınlar olarak birlikte bunun mücadelesini vermeliyiz. Ölen kadınlar hepimizin annesi, taciz tecavüze uğrayan öldürülen çocuklar da bizim çocuklarımız. Biz köyde doğduk ve köyde yaşıyoruz. Şimdi kadınların çoğu da okuyor, üniversite mezunu onlar bizim gibi kadınlara öncülük etmeli. Kadın mücadelesini ve davasını sonuna kadar savunmalıdır” diye konuştu.

Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

ԿԻԼԻԿԻԱ- Ադըյամանի կանայք  շնորհավորել են Կանանց միջազգային օրը՝ Մարտի 8-ը։ Նրանք «PİRHA» լրատվական գործակալության հետ զրույցի ժամանակ նշել են, որ Ալևի (Արևի) կանայք նույնպես բավականաչափ ազատ չեն։ Կանայք հասարակության  ամեն ոլորտում ենթարկվում են բռնությունների և տարբեր ոտնձգությունների։ Մենք բոլորս միասին պետք է պայքարենք։

Թուրքիայում տարբեր միջոցառումներ են կազմակերպվում ու անցկացվում, այս կերպ  պատրատվում են Մարտի 8-ին՝ Կանաց միջազգային օրվան։ Չնայած ճնշումներով լի քաղաքականությանը և տարբեր հարձակումներին, այնուամենայնիվ կանայք պատրաստվում են նշել Մարտի 8-ը։  

Կանաց միջազգային օրվա՝ Մարտի 8-ի կապակցությամբ, «PİRHA» լրատվական գործակալությունը   զրուցել է Ադըյամանում ապրող կանանց հետ։

«Փիր Սուլթան Աբդալ» մշակութային միության  (PSAKD) Ադըյամանի մասնաճյուղի անդամ Դիլեք Զեյթինը շնորհավորել է բոլոր կանանց Մարտի 8-ը։

«Կանաց դերը այնքան նշանակալից է, որ այն 1 օրվա մեջ անհնար է տեղավորել։ Դարեր շարունակ կանայք ենթարկվել են տարբեր բռնությունների, զրապարտությունների և հենց այս ամենի պատճառով մենք ամեն օր բռնաբարությունների և բռնությունների մասին լուրեր ենք ստանում։ Ցավոք, մեղավորները անպատիժ են մնում։  Չնայաց այս ամենին, մենք կյանքի ամեն ոլորտում կշարունակենք մեր գործունեությունը»,- նշել է նա։

«Փիր Սուլթան Աբդալ» մշակութային միության  (PSAKD) Ադըյամանի մասնաճյուղի Կանանց հանձանժողովի անդամ Գյոքչե Թանրըվերդին նշել է, որ  կանայք գրեթե ամենուր ենթարկվում են տարբեր ճնշումների և բռնությունների։

«Ալևի հասարակաության մեջ ինչքան էլ տղամարդկանց վերբերմունքը տարբերվում է, միևնույնն է մենք տեսնում ենք, որ ալևի կանայք բավականաչափ ազատ չեն: Մենք բոլորս միասին պետք է պայքարենք։ Նախ և առաջ այդ պայքարը պետք է սկսենք մեր ընտանիքերում։ Մենք նախ մեր ըտանիքներում պետք է ազատ  լինենք, այնուհետև այն կտարածվի ամբողջ հասարակության վրա»,- ընդգծել է նա։

Այշեգյուլ Յուջեթաշը մեկն է այն ուսուցիչնեչից, ով  «Օրենքի մասին հրամանագրերի» պատճառով ազատվել է աշխատանքից։ Ներկայումս նա ծաղիկներ է աճեցնում , այդ կերպ վաստակում  իր ապրուստի միջոցը։

«Ցավոք, մեր երկրում տոնական տրամադրություն չէ, այն ավելի շատ համարում են տղամարդկանց և պետության դեմ պայքարի օր։ Ոստիկանությունը ամենուր բռնություններ է կիրառում կանանց նկատմաբ ։  Չորլույի և Անկարայի դեպքերը այս ամենի վառ օրինակներն են։ Տեղի ունեցած դեպքերը ցույց են տալիս, թե պետությունն ու տղամարդիկ ինչ մոտեցում ունեն կանանց նկատմամբ։ Մենք՝ Ադըյամանում բնակվող կանայք,  Կանանց միջազգային օրը՝ Մարտի 8-ը, ցանակնում են տոնել այնպես, ինչպես միշտ էինք տոնում։ Ցանկանում ենք վայրկյան առաջ ազատվել այս արտակարգ դրությունից և Մարտի 8-ը նշել այնպես, ինչպես առաջներում էինք նշում»,- նշել է Այշեգյուլ Յուջեթաշը ։

9 երեխայի մայր Զեյնեփ Էրգյուն  զրույցի ընտացքում նույնպես նշել է, որ համարյա բոլոր կանայք ենթարկվում են բռնությունների։

«Օր չկա, որ տղամարդը  չծեծի կնոջը։ Նաև լում ենք որ 70, 80 տարեկան մարդիկ շահագործում են երեխաներին։ Եթե կանայք չմիավորվեն ու բոլոր այս բռնությունների դեմ չպայքարեն, ապա այս բռնությունները կշարունակվեն։ Եթե ցանկանում ենք, որ բոլոր այս բռնություններին վերջ դրվի, ապա պետք է պայքարենք այս ամենի դեմ։ Մահացած բոլոր կանայք մեր մայրերն են, շահագործվող բոլոր երեխանները՝ մեր երեխանները։ Մենք գյուղում ենք ծնվել և այստեղ էլ ապրում ենք։ Հիմա կանանց մեծ մասը  բարձրագույն կրթություն է ստանում։ Նրանք պետք է առաջնորդեն մեր պայքարը։ Պետք է մինչև վերջ պաշտպանենք կանանց պայքարը»,- նշել է նա։