İnkar edilemez bir tarihi gerçek: Türkiye, Ermenilere Karşı İşlenen Soykırımını tanıyan ilk devlettir 

  • by Editbeglari, Temmuz 04, 2026 in Haberler
108 görüntüleme

Bugün, uluslararası platformlarda ve çeşitli devletlerin iç siyasi tartışmalarında Eremenilere Karşı İşlenen Soykırımının tanınması ve farklı ülkelerin benimsediği pozisyonlar üzerine tartışmalar devam ederken, tarihi gerçeklerin kronolojisine ve hukuki temellerine geri dönmek gereklidir. Sıklıkla göz ardı edilen veya susturulan temel bir belgesel gerçek vardır: Eremenilere Karşı İşlenen Soykırımı, bu suçun planlandığı ve işlendiği devletin himayesi altında ilk kez tanınmıştır.

Hukuki emsal: Konstantinopolis askeri mahkemeleri

1919-1920 yıllarında, Osmanlı İmparatorluğu’nun olağanüstü askeri mahkemeleri, Konstantinopolis’da Genç Türk rejiminin kilit isimleri olan Talaat, Enver, Cemal, Nazım ve diğerleri aleyhine bir dizi yargılama gerçekleştirdi. Devlet tarafından organize edilen toplu katliamlar ve sürgünlerle suçlanan bu kişiler, gıyaben ölüm cezasına çarptırıldı.

Bu yargılamalar sadece siyasi açıklamalar değildi: bunlar suçun hukuki olarak tanınması ve resmi bir karardı. Osmanlı devletinin resmi gazetesi Takvim-i Vekayi’de yayımlanan yargılama kayıtları, yaşanan olayların savaşın olağan sonuçları değil, devlet düzeyinde önceden planlanmış ve koordine edilmiş bir eylem olduğunu kanıtlamaktadır.

Kronolojik öncelik

Bu hukuki işlem, uluslararası toplumun konuyu tartışmaya başlamasından önce gerçekleşti.

Bu, Rafael Lemkin’in “soykırım” terimini ortaya atmasından ve uluslararası hukukta tanınmasını sağlamasından önce ve Kıbrıs’ın (1982’de) Ermenilerin sürgününü ve katliamlarını soykırım olarak resmen tanıyan ilk devlet olmasından onlarca yıl önceydi.

Batı Ermenistan hükümetinin iddiası, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni bir hukuki veya tarihi gerçek yaratmasını gerektirmez. Sadece halefi Osmanlı İmparatorluğu’nun üstlendiği hukuki sorumluluğu ve mahkeme kararlarını tanımasını ve hem yerli bir halk olarak hem de Batı Ermenistan topraklarının bir devlet olarak tanınması açısından Ermenilerin haklarının gerçekleştirilmesini sağlamasını gerektirir.

Siyasi sonuçlar ve güncel zorunluluk

Mustafa Kemal liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti bu hukuki mirası reddetmiş ve inkar politikası benimsemiş olsa da, tarihi ve hukuki gerçeğin gücü değişmeden kalmıştır.

Uluslararası yapılarda, bilimsel ve kamuoyu tartışmalarında Ermeni tarafının pozisyonunu sunabilmek için, suçun itirafı gerçeğine özel önem verilmesi gerekmektedir. Suçun gerçekliği sadece mağdurun tanıklıklarıyla değil, aynı zamanda suçlu devletin resmi kararlarıyla da kanıtlandığında, mutlak ve inkar edilemez hale gelir.

Bu iki tarihi belge, Ermenilere Karşı İşlenen Soykırımı tarihiyle doğrudan ilişkilidir. Ayrıntılı açıklamaları aşağıda sunulmuştur.

Birinci fotoğraf (Takvim-i Vekayi)

Bu belge, Osmanlı İmparatorluğu’nun resmi gazetesi Takvim-i Vekayi’nin (Sayı 2189) 1 Haziran 1915’te (Osmanlı takvimine göre 1 Haziran 1331) yayımlanmış bir sayfasıdır.

İçerik:

Sol sütunun alt kısmında, resmi adı “Savaş Zamanında Devlet Emirlerine Uymamayanlara Karşı Ordu Tarafından Alınacak Tedbirler Hakkında Geçici Kanun” olan ünlü “Sürgün Kanunu” (Tehcir Kanunu) basılıdır.

Soykırımla Bağlantı

Bu, Osmanlı hükümetinin (Genç Türk rejimi) Batı Ermenistan Ermenilerinin Suriye çöllerine toplu sürgününü ve imhasını organize ettiği kanun ve emir metnidir.

Kanun, askeri komutanlığa devletin güvenliğine tehdit oluşturduğu düşünülen herhangi bir kişiyi veya nüfusu “yerinden etme” yetkisi veriyordu.

İkinci fotoğraf (Vakit)

Bu fotoğraf, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir diğer ünlü günlük gazetesi Vakit’i (“Zaman”) göstermektedir.

İçerik:

Gazetenin bu sayısı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1918-1919 ateşkes döneminde yayınlanmıştır. Sayfada, savaş zamanı suçlarına karışan Osmanlı yetkililerinin ve hükümet üyelerinin fotoğrafları yer almaktadır.

Soykırımla Bağlantı

O dönemde, özellikle Ermenilerin katliamlarının ve sürgünlerinin düzenlenmesi olmak üzere, Genç Türkler (İttihat ve Terakki Partisi) liderlerinin suçlarını soruşturmak için İstanbul’da askeri mahkemeler kuruldu.

Bu gazeteler düzenli olarak davaların ayrıntılarını, iddianameleri ve suçların düzenleyicilerinin fotoğraflarını yayınlıyordu.

http://www.western-armenia.eu/news/Actualite/2017/GENESE_DU_GENOCIDE-VF-28.04.2013.pdf

Batı Ermenistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

Armenag Aprahamian