Ermenilere karşı işlenen Soykırımı’ndan bir asırdan fazla bir süre sonra, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Ermenilerin temel görevi olan ulusal kimliğin korunması artık yeterli değil.
Okullar, kiliseler, kültürel ve toplumsal yapılar aracılığıyla Ermeniler ulusal kimliklerini koruyabildiler, ancak 21. yüzyılın koşulları yeni bir strateji gerektiriyor.
Bugün, sadece Ermeniliği korumak değil, aynı zamanda dünyanın farklı ülkelerinde oluşan Ermeni potansiyelini bilimsel, eğitimsel, ekonomik, teknolojik ve kültürel bir güce dönüştürmek de gerekiyor.
Yeni nesilleri dahil etmek için, uzmanların ve gençlerin parti veya örgüt bağlılığından bağımsız olarak ulusal programlara katılmalarını sağlayacak modern işbirliği biçimlerine ihtiyaç duyulmaktadır.
Ermenilerin yeni görevi sadece hayatta kalmak değil, aynı zamanda küresel potansiyellerini pekiştirmek ve bunu ulusal kalkınma için bir güce dönüştürmek olmalıdır.
