Ermenilere Karşı İşlenen soykırımı kurbanlarının 100. yılına adanan anıtın yıkılması sadece kültürel değil, aynı zamanda açık bir siyasi ve ideolojik nitelik taşımaktadır. Hovik Avanesov 

  • by Editbeglari, Mayıs 05, 2026 in Armenosid
282 görüntüleme

Artsakh’ın başkenti Stepanakert’te Ermenilere Karşı İşlenen Soykırımının 100. yıldönümüne adanmış anıtın yıkılması, sadece kültürel bir kayıp olarak değil, aynı zamanda kasıtlı bir siyasi adım olarak da geniş yankı uyandırdı. Bu, Artsakh Kültürel Miras Ombudsmanı Hovik Avanesov tarafından da belirtilmiştir.

Kafkas Miras Gözlem Örgütü’nün (CHW) belgeleri, yaşananların münferit bir olay olmadığını, Ermeni tarihi ve kültürel mirasının sistematik bir şekilde yok edilmesinin bir parçası olduğunu göstermektedir. Deyr ez-Zor’dan getirilen kalıntıları içeren beyaz mermer çan kulesi, soykırım kurbanlarının anısını somutlaştıran özel bir sembolik anlama sahipti.

Airbus ve Planet Labs tarafından sağlanan uydu verileri, anıtın Temmuz 2025 ile Nisan 2026 arasında tamamen yok edildiğini gösteriyor. Uzmanlara göre bu kronoloji, kasıtlı ve aşamalı bir eylemi işaret ediyor.

Uzmanlara göre, bu tür eylemler uluslararası hukuk normlarına ve UNESCO çerçevesinde kabul edilen kültürel mirasın korunmasına ilişkin sözleşmelere aykırıdır. Aynı zamanda, çoğu zaman cezasız bir şekilde gerçekleştiriliyorlar ki bu da devam etmelerine katkıda bulunuyor.

Avanesov’a göre, anıtın yıkımı sadece maddi değeri ortadan kaldırmayı değil, aynı zamanda Ermeni varlığının izlerini silerek tarihi hafızayı da çarpıtmayı amaçlıyor. Bu, sadece kültürün değil, tüm kimliğin de tehlikede olduğu bir kültürel soykırım tezahürü olarak kabul ediliyor.

Bu nedenle, Stepanakert’te yaşananlar, uluslararası toplumdan net bir yanıt ve pratik adımlar gerektiren koordineli bir politikanın parçası olarak değerlendiriliyor.