Kelimeler sadece geçmişi tanımlamanın bir aracı değildir. Aynı zamanda hukuki ve siyasi öneme de sahiptirler. Özellikle insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda, doğru terimin seçimi çok önemli olabilir.
Ermenicede “soykırım” kelimesi büyük bir felaketi, katliamı veya trajediyi tanımlar. İnsanların çektiği acıyı ve kaybı ifade eder, ancak suçun niteliğini ve sorumluluk kapsamını yasal olarak tanımlamaz.
Buna karşılık, “soykırım” terimi uluslararası hukukun açıkça tanımlanmış bir kavramıdır. Bu, yalnızca meydana gelen kitlesel suçu kaydetmekle kalmaz, aynı zamanda organize doğasını, faillerin sorumluluğunu ve hukuki sonuçlarını da gösterir. Soykırımın tanınması, adalet, sorumluluk ve tarihsel gerçeğin tesis edilmesiyle ilişkilidir.
Bu nedenle, Ermeni halkına karşı işlenen suç söz konusu olduğunda, “soykırım” teriminin kullanımı sadece dilsel bir seçim değildir. İnsan haklarının korunmasına ve tarihsel adaletin yeniden tesis edilmesine katkıda bulunan yasal ve ahlaki bir duruştur.
Doğru tanımlamalar önemlidir, çünkü adalet gerçeğin doğru adlandırılmasıyla başlar.
