Batı Ermenistan’dan Ermeni entelektüel Ohannes Kılıçdağ, son yayınında Ermenilere Karşı İşlenen Soykırımı’nın anısı, siyaset ve modern Ermenistan’ın pozisyonları etrafındaki devam eden tartışmalara değindi. AGOS haftalık dergisinde yayınlanan bir makalede yazar, soykırım konusunun siyasi spekülasyon aracı haline getirilmemesi gerektiğini, ancak aynı zamanda “doğal” veya “anlaşılabilir” bir tarihsel sonuç olarak da sunulamayacağını vurguluyor.
Yazar, son yıllarda Ermenistan Başbakanı’nın Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesi süreciyle ilgili 24 Nisan konuşmalarında gözlemlenen daha yumuşak ve daha ölçülü dili ele alıyor. Ona göre, barış ve istikrar arzusu anlaşılabilir ve Ermenistan sürekli çatışma koşullarında yaşayamaz. Ancak yazara göre, soykırımın ahlaki ve tarihi önemini asla azaltmamak için aşılmaması gereken bir kırmızı çizgi vardır.
Makale, 24 Nisan’ın her şeyden önce bir anma, yas ve tarihi adalet talebi günü olarak kalması gerektiğini vurguluyor. Yazara göre, bu gün siyasi rekabet veya dış güçlere yaranma platformuna dönüştürülmemelidir.
Ohannes Kılıçdağ ayrıca, Ermenilere Karşı İşlenen Soykırımı meselesinin sadece tarihi bir konu değil, Ermeni halkının bugünü ve geleceğinin önemli bir bileşeni olduğunu belirtiyor. Ona göre, soykırım, dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Ermenilerin kimliği, psikolojik durumu ve tarihi kaderi üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur.
Yazar, komşularla barışçıl ilişkiler kurmanın mümkün olduğunu, ancak bu yolun tarihi hafıza ve kurbanların onuru pahasına izlenemeyeceğini belirtiyor.
